+90 530 925 24 78Randevu

CİLT GENÇLEŞTİRME

Boyun & Dekolte Gençleştirme

Boyun ve dekolte gençleştirme, boyun ve göğsün üst bölümündeki deri kalitesi kaybı, ince çizgiler, kas bantları ve gevşemeye yönelik ameliyatsız uygulamaların ortak adıdır. Her soruna farklı bir yöntem karşılık gelir; bu uygulamalar fazla deriyi almaz ve cerrahinin yerini tutmaz.

Boyun & Dekolte Gençleştirme — temsilî görsel
UYGULAMA GRUBU
Cilt Gençleştirme
İLGİLİ BÖLGELER
MezoterapiKolajen uyarıcılarCilt kalitesiBoyun bantları
BİLİMSEL KAYNAKLAR
30 yayın

BİR BAKIŞTA

Klinikteki uygulama

Ürün sınıfı
Skin booster, PRP ve rejeneratif içerikler
Seans
Genellikle 1–3 seans; uygulamaya göre değişir
İşlem süresi
Yaklaşık 20–45 dakika
Etki süresi
Uygulama ve kişisel faktörlere göre değişir
Anestezi
Gerektiğinde topikal anestezi
Kontrol
Uygulamaya ve seans protokolüne göre

Seans sayısı ve uygulama protokolü uygulamaya göre farklı planlanabilir.

Boyun & Dekolte Gençleştirme nedir?

Boyun ve dekolte gençleştirme, boyunda ve göğsün üst bölümünde yaşla ve güneşle ortaya çıkan değişimlere yönelik ameliyatsız uygulamaların ortak adıdır. Tek bir işlem değildir; hangi uygulamanın gündeme geleceği, sizde hangi değişimin önde olduğuna bağlıdır.

Boyun, yaşlanmaya açık ve sık güneş gören bir bölgedir; kendine özgü biçimde yaşlanır. Farklı uzmanlık alanlarından hekimlerin ortak değerlendirmesine göre boyundaki değişimin tek bir nedeni yoktur: platisma adı verilen ince boyun kasının gevşemesi, yağ dokusunun yeniden dağılması, kemik yapısının yeniden şekillenmesi ve deri kalitesindeki azalma birlikte rol oynar. Bu tablo kişiden kişiye olduğu kadar toplumdan topluma da değişir.

Dekoltede ise değişim daha çok derinin kendisiyle ilgilidir. Güneş hasarı görmüş göğüs derisinde gevşeklik, çizgi ve kırışıklıklar, renk koyulaşması, kızarıklık, elle hissedilen pürüzlülük, deri incelmesi ve kılcal damarlarda belirginleşme görülebilir. Bu değişimlerin her birine aynı yöntem karşılık gelmez.

Bu yöntem ailesinde mezoterapi, kolajen uyarıcılar, hyalüronik asitle deri kalitesi uygulamaları, platisma bantlarında botulinum toksin ve gevşemede ip askısı yer alır; her birinin ayrıntısını kendi sayfasında bulabilirsiniz. Boyunda neyin neden değiştiğini adım adım anlatan rehber yazısını da okuyabilirsiniz.

İLGİLİBoyun gençleştirme: boyunda ne değişir?

KAYNAKPMID 40461843PMID 41325037PMID 27128235

Hangi durumlarda gündeme gelir?

  • Boyun ve dekoltede güneş hasarına bağlı deri kalitesi kaybı, pürüzlülük ve ince kırışıklıklar.
  • Boynun ön yüzündeki yatay çizgiler; bu çizgiler genç yaşlarda da görülebilir.
  • Kasılınca belirginleşen dikey boyun bantları (platisma bantları).
  • Boyunda hafif ya da orta düzeyde deri gevşekliği.
  • Dekoltede dinlenme hâlinde de görülen kırışıklıklar.
  • Bu liste, uygulamanın hangi durumlarda gündeme geldiğini gösterir; size uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.

Bulgudan yönteme: dört ayrı başlık

Boyun ve dekoltedeki değişim çoğu zaman tek bir şikâyet gibi görünür, ama aslında ayrı bulgulardan oluşur: deri kalitesi kaybı, yatay boyun çizgileri, dikey platisma bantları ve doku gevşekliği. Her birinin nedeni de gündeme getirdiği yöntem de farklıdır.

Deri gevşekliği az olduğu hâlde kasılınca beliren boyun bantlarında botulinum toksin gündeme gelir. Hafif ve orta düzeydeki gevşeklikte ve belirgin güneş hasarında ise bilimsel kaynaklarda sayılan seçenekler cihazla yapılan yöntemlerdir. Bir yöntemin bilimsel kaynaklarda yer alması, o yöntemin bu klinikte uygulandığı anlamına gelmez.

Yatay boyun çizgileri ayrı bir konudur. Araştırmalar bu çizgilerin yalnızca ileri yaşta değil, genç yaşlarda da görüldüğünü gösteriyor; yani çizginin varlığı tek başına bir yaş göstergesi değildir. Boyunda dolgu ve kolajen uyarıcılarla (biyostimülatör) yapılan çalışmalar da daha çok çizgi, kırışıklık ve deri gevşekliği üzerinde yoğunlaşmıştır.

Bu bulgular aynı boyunda bir arada bulunabilir. Bu nedenle bölgenin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve planın kişinin anatomisine göre yapılması önerilir. Sizde hangi bulgunun önde olduğu muayenede belirlenir.

İLGİLİHacim kaybı mı, sarkma mı?

KAYNAKPMID 37169415PMID 41560960PMID 42377479PMID 41325037

Boyun ve dekoltede mezoterapi

Mezoterapi, etkin maddelerin küçük enjeksiyonlarla deriye ve deri altına verilmesidir. Boyun ve dekoltede hedef hacim değil, deri kalitesidir: nem, deri dokusu ve ince çizgiler. Bu bölgedeki bilimsel veri sınırlıdır ve bu durum, uygulamadan ne beklenebileceğini doğrudan belirler.

Boyun, göğüs ve ellerin enjeksiyonla gençleştirilmesinde dolguların yanı sıra mezoterapi de kullanılır; ancak boyuna özgü veri azdır. Boyunda amino asitle zenginleştirilmiş hyalüronik asit solüsyonunun mezoterapi tekniğiyle uygulandığı, karşılaştırma grubu olmayan bir çalışmada 15 kişi tedavi edilmiş; 60. günde katılımcıların %33,3'ü görünümünü çok belirgin, %46,6'sı belirgin iyileşmiş olarak değerlendirmiş ve büyük bir istenmeyen olay bildirilmemiştir. Yine de karşılaştırma grubu olmayan 15 kişilik bir çalışma, etkinin büyüklüğü hakkında kesin bir fikir vermez.

Yatay boyun çizgilerinde, çapraz bağ içermeyen hyalüronik asit dolgusunun mezoterapiyle birlikte uygulanması, randomize (katılımcıların gruplara rastgele ayrıldığı) bir çalışmada tek seans botulinum toksinle karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada 25 ve 23 kişilik iki grup karşılaştırılmış; kombinasyon grubunda çizgilerde tüm kontrol muayenelerinde anlamlı olarak daha fazla iyileşme bildirilmiştir. Buna karşılık bu grupta ağrı daha fazla olmuş; kızarıklık, ödem ve morarma daha sık görülmüş ve daha uzun sürmüştür. Ciddi istenmeyen olay görülmemiş, çalışmanın kanıt düzeyi IV olarak bildirilmiştir.

Mezoterapinin genelinde de durum benzerdir. Uluslararası uzmanların hazırladığı ortak kılavuza göre yöntemin klinik kullanımları için uluslararası kabul görmüş, kanıta dayalı bir standart yoktur ve yüksek nitelikli araştırmaya hâlâ ihtiyaç vardır. Mezoterapinin komplikasyonlarını inceleyen çalışmalar da standart eksikliğine dikkat çeker ve güvenliğinin daha geniş çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğini vurgular. Hangi içeriğin kullanılacağı ve kaç seans planlanacağı muayenede size özel olarak konuşulur.

İLGİLİMezoterapi

KAYNAKPMID 31444843PMID 39548357PMID 40331751PMID 34758056PMID 40649062

Boyun ve dekoltede kolajen uyarıcılar

Kolajen uyarıcılar, kalsiyum hidroksiapatit (CaHA) ya da poli-L-laktik asit (PLLA) gibi maddelerin dokuya enjekte edilerek vücudun kendi kolajen yapımının uyarılmasıdır. Boyun ve dekoltede bu maddeler hacim için değil, deri gevşekliği ve kırışıklıklar için çalışılmıştır. Bilmeniz gereken önemli bir fark var: hyalüronidaz enzimi hyalüronik asidi parçalar, ancak CaHA ve PLLA hyalüronik asit olmadığı için bu enzimle geri alınamaz.

Boyunda dolgu ve kolajen uyarıcılarla yapılan 24 çalışmayı ve 887 hastayı inceleyen bir analizde hyalüronik asit, PLLA ve CaHA'nın üçünün de boyun kırışıklıklarını ve deri gevşekliğini iyileştirdiği bildirilmiştir. Ancak çalışmaların ölçütleri farklıdır, katılımcı sayıları küçüktür ve uzun dönem veri sınırlıdır. Boyunda deri gevşekliği olan 20 hastada yüksek oranda seyreltilmiş CaHA ile yapılan, karşılaştırma grubu olmayan bir çalışmada 3. ayda fotoğraflar üzerinden, yeni geliştirilmiş bir ölçekle anlamlı iyileşme görülmüş ve büyük istenmeyen olay bildirilmemiştir.

Boynunda ve dekoltesinde deri gevşekliği olan 20 kişiyle yapılan küçük bir ön çalışmada (pilot çalışma) doku örneği (biyopsi), aynı maddenin kulak çevresine yapılan ayrı bir enjeksiyonundan alınmıştır. Bu dokuda kolajen, elastin ve damarlanmada artış görülmüş; bulgular deri esnekliği ölçümlerindeki iyileşmeyle uyumlu bulunmuştur. Ancak doku değişikliği boyundan değil, kulak çevresinden alınan örnekte gösterilmiştir.

Dekoltede randomize çalışmalar da vardır. Seyreltilmiş CaHA'nın iki farklı uygulama aralığıyla verildiği randomize bir çalışmada, son uygulamadan 16 hafta sonra katılımcıların %73,5'inde dinlenme hâlindeki dekolte kırışıklıklarında en az bir basamak iyileşme bildirilmiştir. PLLA'nın iki farklı sulandırma hacmiyle hazırlandığı 30 kişilik randomize bir çalışmada da 9. ayda iki grupta katılımcıların çoğunluğunda iyileşme görülmüştür.

Güneş hasarlı dekoltede 25 kadınla yapılan bir PLLA çalışmasında 6. ayda değerlendiriciler katılımcıların %90'ında iyileşme saptarken, katılımcıların %57'si kendinde iyileşme bildirmiştir. Yani ölçekte görülen iyileşme ile kişinin kendi algısı örtüşmeyebilir. Bu dekolte çalışmalarının hiçbirinde uygulama yapılmayan bir karşılaştırma grubu yoktur.

Klinikte dekolte bölgesindeki uygulama, hacim kazandırmaktan çok cilt kalitesini, ince kırışıklıkları ve doku desteğini iyileştirmek amacıyla kişiye özel değerlendirilir; hyalüronik asidin yanı sıra CaHA ya da PLLA gibi kolajen uyarıcılar da ayrı olarak değerlendirilebilir. Boynun ön yüzü ise ayrıca dikkat ister: bu bölgeye PLLA enjeksiyonunun endikasyon dışı (onaylı kullanım alanlarının dışında) olduğu ve daha sık nodül (deri altında küçük sertlik) oluşumuna yol açabileceği bildirilmiştir. Madde seçimi, hazırlanışı ve seanslarla ilgili ayrıntıları kolajen uyarıcı uygulamalar sayfasında bulabilirsiniz.

İLGİLİKolajen Uyarıcı Uygulamalar

KAYNAKPMID 41517528PMID 42377479PMID 34363289PMID 28095536PMID 38954627PMID 42235050PMID 29119683PMID 35960980

Hyalüronik asitle cilt kalitesi ve yatay boyun çizgileri

Hyalüronik asit bu bölgede iki ayrı amaçla kullanılır. Birincisi, deriye ince ve yaygın biçimde verilerek nem ve görünüm kalitesini hedefleyen uygulamalardır; halk arasında skin booster ya da gençlik aşısı diye bilinir. Buradaki aşı sözcüğü bir aşıyı değil, deri içine yapılan enjeksiyonu anlatır. İkincisi, yatay boyun çizgilerinin desteklenmesidir. İki kullanımda da amaç dokuyu yukarı taşımak değil, derinin görünümüdür.

Hyalüronik asit enjeksiyonlarının deri yaşlanmasına etkisini araştıran bir analizde 12 çalışma değerlendirilmiş, bunların 6'sının verileri birleştirilebilmiştir. Enjeksiyon sonrasında deri neminde ve parlaklığında anlamlı iyileşme görülmüş; buna karşılık deri esnekliğinde ve pigment ölçümünde (melanin indeksi) karşılaştırma gruplarına göre anlamlı fark bulunmamıştır. Bu analiz boyuna ya da dekolteye özgü değildir; ölçülebilen etkinin deri nemi ve ışıltısında olduğunu, gevşeklik ya da leke üzerinde ise bir etki göstermediğini ortaya koyar.

Yatay boyun çizgilerinde veri daha fazladır ama yine sınırlıdır. On bir çalışmayı ve 379 kişiyi kapsayan bir analizde hyalüronik asit dolgularının kırışıklık derecesinde ve genel estetik görünümde anlamlı düzelme sağladığı bildirilmiştir. Bu analizde 12 ay içinde yeniden uygulama oranı %50, komplikasyon oranı %14 bulunmuş; bildirilen yan etkiler hafif ve geçici bulunmuştur. Analizin kanıt düzeyi IV'tür.

Çapraz bağ içermeyen hyalüronik asitli iki farklı solüsyonun karşılaştırıldığı 188 kişilik randomize bir çalışmada 4 hafta arayla üç seans uygulanmıştır. Son uygulamadan 4 hafta sonra iki grupta da katılımcıların büyük çoğunluğunda boyun çizgilerinde yanıt görülmüş, ürün ya da işlemle ilişkili ciddi istenmeyen olay bildirilmemiştir. Dinlenme hâlinde de görülen (durağan) yatay boyun çizgileri olan 26 kişiyle yapılan başka bir randomize çalışmada katılımcıların bir bölümüne karşılaştırma için serum fizyolojik verilmiştir; isteğe bağlı ek uygulamaya izin verilen bu çalışmada 360. günde başlangıca göre anlamlı iyileşme bildirilmiştir. Bu çalışmalardaki seans sayıları araştırma protokolüne aittir; sizin planınızı göstermez.

İLGİLİGençlik Aşıları / Skin Booster

KAYNAKPMID 39807700PMID 41560960PMID 41873431PMID 37738217

Boyun bantları ve botulinum toksin

Boynun ön yüzünde kasılınca beliren dikey şeritler, derinin hemen altındaki ince platisma kasından kaynaklanır. Bu durumda gündeme gelen yöntem, kasın hareketini azaltan botulinum toksindir. Halk arasında botoks denir; bu ad aslında bir ürünün ticari adından gelir ve günlük dilde maddenin genel adı gibi kullanılır.

Platisma bantlarında botulinum toksini plaseboyla (etkisiz madde) karşılaştıran üç randomize kontrollü çalışmayı ve 912 kişiyi bir araya getiren bir analizde, tedavi grubunda hem hekim hem katılımcı değerlendirmelerinde anlamlı olarak daha fazla iyileşme ve daha yüksek memnuniyet bulunmuştur. Tedaviyle ilişkili istenmeyen olayların sıklığı plasebo grubuyla benzerdir; bu olayların çoğu hafif ve geçicidir. Yöntem özellikle deri gevşekliği az olan ve bantları kasılınca belirginleşen kişilerde gündeme gelir.

Bölge anatomisi dikkat ister. Platisma kası boynun tamamını ve yüzün alt bölümünü örter. Kas anatomisinin ve toksinin özelliklerinin bilinmemesi yutma güçlüğü, ses değişikliği ve boyun kaslarında güçsüzlük gibi yan etkilere yol açabilir; bu nedenle anatomik olarak güvenli enjeksiyon noktaları önerilmektedir.

Bu yöntem kasa yöneliktir; deri kalitesini, fazla deriyi ya da çene altındaki yağı hedeflemez. Boyun bantlarıyla ilgili ayrıntıları boyun botoksu sayfasında bulabilirsiniz.

İLGİLİBoyun Botoksu

KAYNAKPMID 41612547PMID 37169415PMID 36548765

Boyunda gevşeme ve ip askısı

Boyunda doku aşağı doğru yer değiştirmişse konu artık yalnızca deri kalitesi değil, dokunun konumudur. Bu durumda gündeme gelen ameliyatsız yöntemlerden biri iplerle askılamadır: deri altına yerleştirilen, dokuya tutunan iplerle dokunun yukarı doğru desteklenmesi.

Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO) kullanılır. İp askısı, iplerle yapılan askılama uygulamalarının genel adıdır; Fransız askısı bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir.

Yüz ve boyunda iple askılamanın güvenliğini inceleyen, 59 yayını ve 14.222 hastayı kapsayan bir analizde en sık yan etkiler asimetri, şişlik ve morarma olmuştur. Ciddi yan etkiler seyrek bildirilmiştir; bunlar arasında his değişiklikleri, saç dökülmesi, damar ve bez yaralanmaları vardır. Kontur (yüzey) düzensizlikleri, damar ya da bez yaralanmaları, enfeksiyonlar ve iltihabi tepkiler kendiliğinden geçmeyen etkiler arasında sayılmıştır. Yöntemin uzun süreli ve tatmin edici sonuç verip vermediği ise henüz netleşmemiştir; bunun için yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Yüzde ip askısı komplikasyonlarını inceleyen bir başka analizde eriyen ipler, erimeyen iplere göre his değişikliği ve ipin dışarı çıkması açısından anlamlı olarak daha düşük riskle ilişkili bulunmuştur. Bu çalışmada uzun dönemdeki memnuniyet, işlemden hemen sonraki memnuniyetten düşük çıkmıştır; araştırmacılar askılama etkisinin uzun dönemde sürmeyebileceğinin işlemden önce konuşulmasını önermektedir. Boyuna özgü planlamayı Boyun İp Askısı sayfasında bulabilirsiniz.

İLGİLİBoyun İp Askısı

KAYNAKPMID 34699439PMID 33821308

Güneşten korunma planın parçasıdır

Boyun ve dekoltedeki değişimin önemli bir bölümü güneş hasarıyla ilgilidir; bu yüzden hangi uygulama seçilirse seçilsin düzenli güneşten korunma planın parçasıdır. Bir enjeksiyon, değişimi başlatan etkeni ortadan kaldırmaz; güneş görmeye devam eden deri, uygulamadan sonra da değişmeye devam eder.

Bu konuda randomize bir çalışmadan elde edilmiş kanıt vardır. Avustralya'da 55 yaşından genç 903 yetişkinle yapılan bu çalışmada, geniş spektrumlu güneş kremini her gün kullanan grupta 4,5 yıl sonunda saptanabilir bir deri yaşlanması artışı görülmemiştir. Çalışma boyunca bu gruptaki deri yaşlanması, güneş kremini kendi tercihine göre kullanan gruba göre %24 daha az bulunmuştur. Aynı çalışmada beta-karoten takviyesinin deri yaşlanmasına genel bir etkisi saptanmamıştır.

Çalışmanın sınırları da var: bazı sonuç verileri eksiktir ve orta büyüklükteki etkileri saptama gücü sınırlıdır. Ayrıca çalışma boyun ve dekolteye özgü değildir; deri yüzeyindeki ince kıvrımların (mikrotopografi) değerlendirilmesine dayanır. Boynun sık güneş gören bir bölge olduğu da unutulmamalıdır. Güneşten korunmanın size uygun biçimi muayenede konuşulur.

KAYNAKPMID 23732711PMID 40461843

Bu uygulamaların sınırı

Boyun ve dekolte gençleştirme uygulamaları fazla deriyi almaz ve cerrahinin yerini tutmaz. Bu konudaki değerlendirmelere göre cerrahi askılama ve platisma kasına yönelik ameliyatlar etkilidir; buna karşılık daha yüksek risk, daha uzun iyileşme süresi ve daha yüksek maliyet taşır. Ameliyatsız yöntemler bu tablonun içinde bir seçenektir, cerrahinin yerine geçen bir yol değildir.

İkinci sınır, uygulamaların hangi sorunlara yöneldiğiyle ilgilidir. Dekolte derisi için enjeksiyonların yanında kimyasal soyma (peeling), ışık ve lazerle yapılan pek çok yöntem de vardır; bunlar bu sayfada anlatılan uygulamaların konusu değildir. Renk koyulaşması ve belirginleşmiş kılcal damarlar enjeksiyonların hedeflediği sorunlar değildir; hyalüronik asit enjeksiyonlarını inceleyen analizde de pigment ölçümünde (melanin indeksi) anlamlı bir değişiklik görülmemiştir.

Üçüncü sınır, bilimsel verinin kendisidir. Boyunda dolgu ve kolajen uyarıcılarla yapılan çalışmalarda ölçütlerin farklı, katılımcı sayılarının küçük ve uzun dönem verinin sınırlı olması kesin bir sonuca varmayı engeller. Dekoltede yöntemlerin birlikte kullanımının güvenliği ve etkinliği hakkında da az sayıda yayın vardır. Mezoterapi için de yüksek nitelikli araştırmaya hâlâ ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu nedenle hiçbir yöntem için kalıcılık süresi ya da başarı oranı konusunda söz verilmez. Çalışmalardaki sayılar o çalışmanın yöntemini ve katılımcılarını anlatır; sizin boynunuzda ya da dekoltenizde ne olacağını göstermez.

KAYNAKPMID 40461843PMID 27128235PMID 39807700PMID 42377479PMID 40649062

Bilinen riskler

Boyun ve dekoltedeki uygulamalar enjeksiyon ya da ip yerleştirme içeren tıbbi işlemlerdir ve riskleri vardır. Risklerin türü yönteme göre değişir. Seyrek görülen bir riskin, gerçekleştiğinde önemli sonuçları olabileceğini de akılda tutmak gerekir.

Yüz bölgesinde hyalüronik asit dolgularının yan etkilerini inceleyen bir analizde şişlik, ağrı, kızarıklık, morarma, kabarıklık ve sertlik gibi enjeksiyon bölgesi etkileri bildirilmiştir; seyrek görülse de geri dönüşsüz olabilecek ciddi komplikasyonlar göz ardı edilemez. Bu veriler yüz bölgesine aittir. Boyunda ise boyun çizgilerine hyalüronik asit uygulamasından üç hafta sonra kızarıklıkla ortaya çıkan ve iki hafta sonra kendiliğinden geçen gecikmiş bir iltihabi tepki olgusu bildirilmiştir. Hyalüronik asit hyalüronidaz enzimiyle çözülebilir; klinikte hyalüronidaz bulundurulur.

Mezoterapide çeşitli şiddette yan etkiler bildirilmiştir; bu bilgiler olgu serilerine ve tek hasta bildirimlerine dayanır. Mezoterapiye bağlı tüberküloz dışı mikobakteri enfeksiyonlarını (bir tür bakteri enfeksiyonu) inceleyen, 30 yayında 423 hastayı kapsayan bir analizde enfeksiyonların ortamdan mikrop bulaşmış enjeksiyonlardan kaynaklandığı bildirilmiştir. Bu enfeksiyonların çoğu antibiyotikle geçmiş, ancak tedavi haftalar sürebilmiş ve iz kalabilmiştir. Olguların çoğu karın, kalça ve uylukta görülmüştür.

Kolajen uyarıcılarda en önemli konu nodüldür: CaHA'nın güvenliğini inceleyen bir analizde bildirilen istenmeyen olayların %96'sı nodül olmuş, bunların çoğu gözle görülmemiş ve müdahale gerekmeden geçmiştir. Boynun ön yüzüne PLLA uygulamasının daha sık nodül oluşumuyla ilişkili olabileceği bildirilmiştir. Platismaya botulinum toksin uygulamasında yutma güçlüğü, ses değişikliği ve boyun kaslarında güçsüzlük bildirilmiştir. İp askısında en sık görülen etkiler asimetri, şişlik ve morarmadır.

İşlemden önce kan sulandırıcılar, antiagregan (kan pulcuklarının kümelenmesini önleyen) ilaçlar ve kanamayı etkileyebilecek takviyeler sorulur; reçeteli ilaçlar hasta tarafından kendi kararıyla kesilmez, gerekirse ilgili hekimin görüşü alınarak işlem planlanır ya da ertelenir. Bu risklerin sizin için ne kadar önemli olduğu muayenede konuşulur.

İLGİLİDolgu Eritme

KAYNAKPMID 37261136PMID 36686608PMID 41517528PMID 31444843PMID 39916988PMID 28247924PMID 35960980PMID 36548765PMID 34699439

Karar nasıl verilir

Boyun ve dekoltede karar, yöntemden değil bulgudan başlar. Aynada tek bir değişim gibi görünen şeyin ardında deri kalitesi kaybı, yatay çizgiler, kas bantları, gevşeme ya da güneş hasarı olabilir; bunların her biri başka bir soruya karşılık gelir.

Muayenede önce hangi bulgunun önde olduğu belirlenir. Ardından bu bulguya hangi yöntemin ne ölçüde yanıt verebileceği ve nerede yetmeyeceği anlatılır. Bazı durumlarda uygun yanıt burada anlatılan yöntemlerden biri olmayabilir; cerrahi bir seçenek, yalnızca güneşten korunma ya da hiçbir şey yapmamak da konuşulan seçenekler arasındadır.

Burada yazılanlar genel bilgi niteliğindedir ve muayenenin yerini tutmaz. Hekim değerlendirir ve önerisini sunar; kararı siz verirsiniz. Bu karar, başka bir yöntemi seçmeyi ya da hiçbir uygulama yaptırmamayı da kapsar. Karar vermeden önce düşünmek için kendinize zaman tanımak da bu sürecin doğal bir parçasıdır.

İLGİLİBir uygulamadan önce ne sorulmalı?

KLİNİĞİN YAKLAŞIMI

Bu klinikte nasıl planlanır?

Cilt gençleştirme planı; cildin kalitesi, nem düzeyi, elastikiyeti ve ihtiyaçları değerlendirilerek oluşturulur. Skin booster, PRP, eksozom veya boyun-dekolte uygulamalarından uygun olanlar tek başına ya da kombine şekilde planlanabilir.

SINIRLAR

Bu uygulama
neyi yapmaz?

Bu uygulamalar deri kalitesine, ince çizgilere, kas bantlarına ve hafif ya da orta düzeydeki gevşekliğe yöneliktir; fazla deriyi almaz ve cerrahi boyun germenin yerini tutmaz. Dekoltedeki renk koyulaşması ve belirginleşmiş kılcal damarlar enjeksiyonların hedeflediği sorunlar değildir. Bu bölgedeki bilimsel veriler çoğunlukla küçük ve kısa süre izlenmiş çalışmalara dayanır; çalışmaların ölçütleri birbirinden farklıdır ve uzun dönem veri sınırlıdır. Güneşten korunmadan yapılan bir uygulama, değişimi başlatan etkeni ortadan kaldırmaz. Hekim değerlendirir, karar sizindir.

Kimler için uygun değildir?

Uygulanmaz

  • Gebelik dönemi
  • Uygulama alanında aktif enfeksiyon ya da inflamasyon

Hekim değerlendirmesi gerektirir

  • Kanama-pıhtılaşma bozuklukları
  • Önemli kronik hastalıklar ya da bağışıklık sistemi hastalıkları
  • Kullanılan ilaçlar
  • Alerji öyküsü

Uygunluk, uygulanacak yönteme göre belirlenir.

Uygulama sonrası

  • İlk 24 saat cilde yoğun makyaj veya irrite edici ürün uygulanmaması önerilir.
  • Yoğun spor, sauna/hamam, aşırı sıcak ve bölgeye masajdan kaçınılması önerilir.
  • PRP, skin booster ve eksozom gibi uygulamalarda bakım önerileri kullanılan yönteme göre ayrıca düzenlenebilir.

HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?

Beklenenden fazla veya uzun süren ağrı, kızarıklık, şişlik ya da sizi endişelendiren farklı bir durum gelişirse klinikle iletişime geçin. Ciddi alerjik reaksiyon veya nefes almada güçlük gibi ani ve ciddi durumlarda 112’ye başvurun.

Sık sorulanlar

  • Boyun ve dekolte gençleştirme tek bir işlem mi?
    Hayır, bu bölgelerdeki farklı sorunlara yönelik uygulamaların ortak adıdır. Deri kalitesi kaybında mezoterapi ya da hyalüronik asit uygulamaları, deri gevşekliği ve kırışıklıkta kolajen uyarıcılar, kasılınca beliren boyun bantlarında botulinum toksin, doku gevşemesinde ip askısı gündeme gelir. Aynı boyunda bu sorunların birkaçı bir arada olabilir. Hangisinin önde olduğu ve hangi yöntemin anlamlı olduğu muayenede değerlendirilir; hiçbir uygulama yapmamak da seçenekler arasındadır.
  • Boynumdaki yatay çizgiler için ne yapılabilir?
    Yatay boyun çizgileri için en çok çalışılan yöntem hyalüronik asit uygulamasıdır. On bir çalışmayı bir araya getiren bir analizde kırışıklık derecesinde ve genel estetik görünümde anlamlı düzelme bildirilmiş; bu analizde 12 ay içinde yeniden uygulama oranı %50 bulunmuştur. Çapraz bağ içermeyen hyalüronik asidin mezoterapiyle birlikte uygulandığı randomize bir çalışmada bu kombinasyon, botulinum toksine göre çizgilerde daha fazla iyileşme sağlamış, ancak daha fazla ağrı, kızarıklık ve morarmayla ilişkili bulunmuştur. Bu çizgiler genç yaşta da görülebilir; tek başına bir yaş göstergesi değildir.
  • Dekolte kırışıklıkları için hangi uygulamalar var?
    Dekoltede en çok çalışılan uygulamalar kolajen uyarıcılardır: seyreltilmiş CaHA ve PLLA ile yapılan çalışmalarda kırışıklık ölçeklerinde iyileşme bildirilmiştir; ancak bu çalışmalarda uygulama yapılmayan bir karşılaştırma grubu yoktur. Klinikte dekolte bölgesindeki uygulama, hacim kazandırmaktan çok cilt kalitesi, ince kırışıklıklar ve doku desteği amacıyla kişiye özel değerlendirilir; hyalüronik asidin yanı sıra CaHA veya PLLA gibi kolajen uyarıcılar da ayrı olarak değerlendirilebilir. Renk koyulaşması ve belirgin kılcal damarlar ise enjeksiyonların hedeflediği sorunlar değildir.
  • Boynumdaki dikey bantlar dolguyla düzelir mi?
    Bu bantlar için gündeme gelen yöntem dolgu değil, botulinum toksindir; çünkü dikey boyun bantları çoğunlukla platisma kasının kasılmasıyla belirginleşir, yani sorun hacim değil kasın kendisidir. Üç randomize kontrollü çalışmayı bir araya getiren bir analizde botulinum toksin, plaseboya (etkisiz madde) göre hem hekim hem katılımcı değerlendirmesinde anlamlı olarak daha fazla iyileşme sağlamış; istenmeyen olay sıklığı plaseboyla benzer bulunmuştur. Bölgede yutma güçlüğü ve ses değişikliği gibi yan etkiler bildirildiği için anatomi bilgisi önemlidir. Ayrıntıları boyun botoksu sayfasında bulabilirsiniz.
  • Mezoterapi boynumdaki sarkmayı giderir mi?
    Hayır. Mezoterapinin boyun ve dekoltedeki hedefi deri kalitesidir; sarkmış dokuyu yukarı kaldırmaz ve fazla deriyi almaz. Boyuna özgü mezoterapi verisi de sınırlıdır; bu bölgedeki çalışmalardan biri, karşılaştırma grubu olmayan 15 kişilik bir çalışmadır. Dokunun aşağı doğru yer değiştirdiği durumlarda ip askısı gibi askılama yöntemleri ya da cerrahi seçenekler konuşulur; hangisinin uygun olduğu gevşekliğin derecesine göre muayenede değerlendirilir.
  • Güneş kremi boyun ve dekolte yaşlanmasında gerçekten fark eder mi?
    Güneş kremini her gün kullanmanın deri yaşlanmasında fark yarattığını gösteren randomize bir çalışma vardır. Avustralya'da 903 yetişkinle yapılan bu çalışmada geniş spektrumlu güneş kremini her gün kullanan grupta 4,5 yıl sonunda saptanabilir bir deri yaşlanması artışı görülmemiş; deri yaşlanması, kremi kendi tercihine göre kullanan gruba göre %24 daha az bulunmuştur. Çalışma boyun ve dekolteye özgü değildir ve bazı verileri eksiktir. Yine de güneş hasarı bu bölgelerdeki değişimin önemli bir parçası olduğu için, hangi uygulama seçilirse seçilsin düzenli korunma planın bir parçasıdır.
  • Sonuçlar kalıcı mı?
    Bu konuda net bir yanıt yoktur; boyun ve dekoltede uzun dönem veri sınırlıdır. Yatay boyun çizgilerinde hyalüronik asit çalışmalarını bir araya getiren bir analizde 12 ay içinde yeniden uygulama oranı %50 bulunmuştur. Dinlenme hâlinde de görülen çizgilerde, isteğe bağlı ek uygulamaya izin verilen küçük bir randomize çalışmada ise iyileşmenin 360. günde de sürdüğü bildirilmiştir. CaHA ve PLLA gibi kolajen uyarıcılar hyalüronik asit olmadığı için hyalüronidaz enzimiyle geri alınamaz; hyalüronik asit içeren hibrit ürünlerde ise enzim yalnızca hyalüronik asit bileşenini çözebilir. Sizin için beklenebilecek süre, seçilen yönteme göre muayenede konuşulur.

Kaynaklar

Bu kaynakların tamamı ve doğrulama yöntemi

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:

Devamı

Dr. Meltem Ayran, kliniğinde

İLK GÖRÜŞME

Boyun & Dekolte Gençleştirme size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.

İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.

Çerez tercihleri

Bu sitede zorunlu olanlar dışındaki çerezler yalnızca izninizle çalışır. Analiz ve reklam ölçümüne izin verip vermemeyi seçebilir, kararınızı sayfanın altındaki “Çerez tercihleri” bağlantısından istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası