+90 530 925 24 78Randevu

DOLGULAR

Kalça (Popo) Dolgusu

Halk arasında popo dolgusu olarak da bilinen kalça dolgusu, kalçadaki hacim ve kontur (dış hat) ihtiyacına yönelik olarak hyalüronik asit bazlı, vücut uygulamalarına uygun bir dolgunun deri altı dokuya enjeksiyonla yerleştirilmesidir. Kalıcı değildir ve cerrahi kalça büyütmenin yerini tutmaz.

Kalça (Popo) Dolgusu — temsilî görsel
UYGULAMA GRUBU
Dolgular
İLGİLİ BÖLGELER
Hip dipsBasen ve komşu bölgeler
BİLİMSEL KAYNAKLAR
14 yayın

BİR BAKIŞTA

Klinikteki uygulama

Ürün sınıfı
Hyalüronik asit bazlı vücut dolgusu
Seans
Genellikle tek seans; ihtiyaca ve hedeflenen hacme göre ek seans planlanabilir
İşlem süresi
Dolgu miktarına göre yaklaşık 30–60 dakika
Etki süresi
Ortalama 18–24 ay
Anestezi
Uygulama bölgesine lokal anestezi
Kontrol
2–4 hafta içinde

Kalça (popo) dolgusu nedir?

Halk arasında popo dolgusu olarak da bilinen kalça dolgusu, kalçada hacim ve kontur için dolgu maddesinin deri altı dokuya enjeksiyonla yerleştirilmesidir. Ameliyatsız kalça hacimlendirme ve şekillendirme yöntemleri arasında yer alır; son yıllarda bu konuda yayımlanan çalışmaların sayısının hızla arttığı bildiriliyor.

Uygulamanın birbirine karıştırılmaması gereken iki ayrı hedefi vardır. Birincisi hacimdir: kalçanın dolgunluğu ve arkaya doğru çıkıntısı (projeksiyonu). İkincisi konturdur: kalçanın arkadan ve yandan bakıldığında görülen dış hattı, yani çizginin nerede kırılıp nerede düzleştiği. Çalışmalarda da kalça tek bir hedef olarak değil, ayrı ayrı planlanan alanlar olarak ele alınır; bir çalışmada bölge dört çeyreğe, bir diğerinde üç ayrı alana bölünerek değerlendirilmiştir.

Bir kişide bu hedeflerden yalnızca biri, ikisi birden ya da hiçbiri geçerli olabilir. Sizin için hangisinin söz konusu olduğu muayenede netleşir.

KAYNAKPMID 37407710PMID 41423732PMID 41282456

Kalça dolgusu ile kalça büyütme ameliyatları aynı şey değildir

Günlük dilde "popo büyütme" tek bir işlemmiş gibi konuşulur. Oysa birbirinden ayrı üç yöntem vardır; her birinin kapsamı, risk profili ve bilimsel dayanağı farklıdır.

  • Dolgu enjeksiyonu (kalça dolgusu): deri altı dokuya dolgu maddesi yerleştirilir; ameliyat değildir ve genellikle cerrahi kesi ya da dikiş gerektirmez.
  • Yağ enjeksiyonu (halk arasında BBL olarak bilinir): kişinin kendi yağ dokusunun alınıp kalçaya aktarıldığı cerrahi bir işlemdir.
  • İmplant: kalçaya protez yerleştirilen cerrahi bir işlemdir.

Kalça dolgusu bu üç yöntemden yalnızca ilkidir; diğer ikisi ayrı, cerrahi işlemlerdir. Bu ayrımı bilmek, bir yöntemi diğerinin karşısına koymak için değil, terimlerin birbirine karışmaması için önemlidir: kalça dolgusu hakkında bilgi arayan biri çoğu zaman cerrahi işlemlerin anlatıldığı sayfalara da ulaşır ve iki farklı işlemin sonucunu aynı sanır.

Yağ enjeksiyonuyla ilgili ayrıca bilinmesi gereken bir nokta var. Estetik yağ aktarımı işlemlerini karşılaştıran bir derlemede, kalçaya yapılan yağ aktarımı, yüze ve memeye yapılan aktarımlara göre belirgin biçimde daha yüksek bir ölüm oranıyla ilişkilendirilmiştir. Bu durum, kalça kaslarının içindeki büyük toplardamarlar, enjeksiyon tekniği ve aktarılan yağ miktarının birlikte oluşturduğu tabloya bağlanmıştır. Riski azaltmak için yağın kas içine değil deri altına verilmesi ve ultrason kullanılması gibi önlemler öne çıkarılmıştır. Ancak bu alandaki çalışmalarda komplikasyonlar tek tip bir yöntemle bildirilmemektedir; bu da mevcut verilerin bir sınırıdır. Bu bilginin amacı sizi cerrahi bir yöntemden caydırmak değil, iki işlemin aynı karar olmadığını göstermektir.

KAYNAKPMID 42571244PMID 37407710

Hangi durumlarda gündeme gelir?

Kalça dolgusu aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir. Ancak bunlardan birinin sizde bulunması, uygulamanın size uygun olduğu anlamına gelmez; uygunluk muayenede ayrıca değerlendirilir.

  • Kalçada hacim kaybı ya da hacmin yetersiz görünmesi.
  • Arkadan ve yandan bakıldığında kalçanın dış hattının (konturunun) belirsizleşmesi.
  • Kalça yanındaki çökük görünüm (trokanterik çöküklük, günlük dilde hip dips); bu bir hastalık değildir.
  • Sağ ve sol taraf arasında asimetri görünümü.
  • Yaşla birlikte bölgedeki deri ve yumuşak dokuda oluşan değişim.
  • Deri kalitesi, kontur ve hacmin ayrı ayrı hedeflendiği planlamalar; kolajen uyarıcı dolguların kalçada kullanımını anlatan bir yayında bu üç hedef birbirinden ayrı ele alınmıştır.

KAYNAKPMID 37407710PMID 37361362

Hip dips nedir, neden olur?

Hip dips, kalçanın üst yan kısmında, leğen kemiği ile uyluk kemiğinin büyük çıkıntısı arasında kalan bölgede görülen içe doğru çöküklüğün günlük dildeki adıdır. Tıptaki karşılığı belirgin trokanterik çöküklüktür; bu ad, uyluk kemiğinin üst dış kısmındaki kemik çıkıntıdan (büyük trokanter) gelir.

Konuyla ilgili yayına göre bu çöküklük iki durumla ilişkili olabilir: sporla gelişen kas belirginliği ve yaşlanma. Yani hip dips, hiç değişmeyen bir çizgi olarak değil, belirginliği zaman içinde değişebilen bir görünüm olarak tanımlanır. Çöküklüğün altında, bölgenin kemik yapısı ile üzerindeki kas ve yağ dokusu arasındaki ilişki yatar; bu, tek bir çalışmanın bulgusu değil, bölgenin anatomisinden çıkan bir değerlendirmedir.

Kalça bölgesini ultrasonla haritalayan bir çalışmada kalça, sistematik inceleme için dört çeyreğe ayrılmış; bel, uyluk arkası, trokanterik çöküklük ve kasık bölgesi de incelemeye ayrıca dahil edilmiştir. Trokanterik çöküklüğün bu incelemede ayrı bir bölge olarak adlandırılması, bu alanın bilimsel çalışmalarda kendi başına tanımlandığını gösterir.

KAYNAKPMID 39624740PMID 41097881

Hip dips bir hastalık değildir

Hip dips son yıllarda çok aranan bir ifade hâline geldi; ancak bir tanı değil, anatomik bir özelliktir.

Bilimsel yayınlarda hip dips bir hastalık, bozukluk ya da tanı olarak tanımlanmaz. Konuyla ilgili yayında estetik bir kontur (dış hat) konusu olarak ele alınır; belirginliğinin kas gelişimi ya da yaşlanmayla ilişkili olabileceği belirtilir.

Şu iki nokta ise bilimsel bir kaynağa değil, muayenede söylenenlere dayanır: bu çöküklük insanlarda farklı derecelerde bulunur ve belirgin olması, tek başına bir şey yapılması gerektiği anlamına gelmez.

Bu bölgeye dolgu uygulamasının tanımlanmış olması da bu tabloyu değiştirmez. Konuyla ilgili yayında, orta ve ileri derecede trokanterik çöküklüğü olan on bir kadın hastada, büyük moleküllü ve şekil bozulmasına dirençli (yüksek G' değerli) bir hyalüronik asit ürününün deri altındaki ara tabakaya uygulandığı bir teknik anlatılmıştır. Ancak bu, yalnızca on bir kişilik tek bir seride anlatılan bir tekniktir; kimin için uygun olduğunu gösteren genel bir ölçüt değildir.

Bu bilgileri okuduktan sonra hiçbir uygulama yaptırmamaya karar vermek de geçerli bir sonuçtur.

KAYNAKPMID 39624740

Basen, bacak ve komşu bölgeler

Kalça, çevresindeki bölgelerden bağımsız olarak değerlendirilmez. Bölgeyi ultrasonla haritalayan çalışmada da kalçayla birlikte bel, uyluk arkası, trokanterik çöküklük ve kasık bölgesi aynı incelemenin parçası olarak ele alınmıştır. Yani bu bölgeler aynı hattın üzerindedir; birindeki hacim ya da kontur değişikliği, komşu bölgenin görünümünü de etkiler.

Günlük dilde "basen" denen bölge de bu komşuluğun içindedir ve çoğu zaman kalçayla birlikte anılır. Ancak basen ve kalça aynı şikâyet değildir: biri genişlikle, diğeri hacim ve konturla ilgilidir. Birinde hacim eklemek, diğerinde hattı belirginleştirmek gerekebilir. Sizde hangisinin söz konusu olduğu ya da ikisinin birlikte mi değerlendirileceği muayenede netleşir.

Kalça dışındaki vücut bölgelerine yapılan dolgu uygulamalarını Vücut Dolguları sayfasında bulabilirsiniz.

KAYNAKPMID 41097881

Bu uygulamanın sınırı

Bilimsel veriler, kalça dolgusunun sınırlarını şöyle çiziyor:

  • Dolgu, cerrahi kalça büyütme yöntemlerinin yerini tutmaz. Yağ enjeksiyonu ve implantla elde edilen hacim düzeyi, enjeksiyonla verilen dolgu miktarlarıyla karşılanmaz.
  • İleri derecede deri gevşekliği varsa dolgu deriyi toparlamaz.
  • Kalçanın kemik yapısı ve leğen kemiğinin genişliği değişmez; hip dips'in altındaki kemik ilişkisi dolguyla ortadan kalkmaz. Değiştirilebilen, bunun üzerindeki yumuşak doku hattıdır.
  • Belirgin kilo değişimine bağlı yaygın hacim kaybı, tek bir bölgeye yapılan uygulamayla bütünüyle geri getirilmez.
  • Bu bölge için tanımlanan dolgu türleri (hyalüronik asit ve kolajen uyarıcılar) kalıcı değildir; dokuda çözülür ve etkileri geri döner. Bir yıl süren bir izlem çalışmasında memnuniyetin zamanla azalması doğrudan bu çözülmeyle açıklanmıştır.
  • Selülit görünümü ayrı bir konudur; kalça hacmine yönelik bir uygulamayla aynı şey değildir.

Bu maddelerin amacı sizi bir yöne yönlendirmek değil, karşılaştırma yapabilmeniz için bir zemin sunmaktır. Bir uygulamanın neler yapabildiğini bilmek, neler yapamadığını bilmeden eksik kalır.

KAYNAKPMID 37407710PMID 41423732PMID 39624740

KLİNİĞİN YAKLAŞIMI

Bu klinikte nasıl planlanır?

Klinikte kalça şekillendirmede hyalüronik asit bazlı, vücut uygulamalarına uygun dolgular kullanılır.

Uygulamada ağırlıklı olarak kanül kullanılır. Uygulama alanı ve doku planı kişinin anatomisine göre belirlenir.

Hip dips, kalçanın bütünü ve vücut oranlarıyla birlikte değerlendirilir. Uygun hastalarda yalnızca hip dips bölgesine de uygulama yapılabilir; ancak dengeli bir geçiş için gerekli alanlar ve dolgu miktarı kişiye özel planlanır.

Kalça bölgesine daha önce uygulanmış ürünün içeriği bilinmiyorsa ya da kalıcı dolgu, biyopolimer veya sıvı silikon öyküsü varsa, rutin olarak doğrudan yeni dolgu uygulaması planlanmaz. Öncelikle önceki ürün ve bölgenin durumu değerlendirilir; gerekli görülürse görüntüleme ya da ilgili uzman değerlendirmesi istenir. Uygunluk hekim tarafından belirlenir.

Kullanılan hyalüronik asit bazlı dolgular gerektiğinde hyalüronidaz ile çözülebilir; ancak uygulanan miktar ve bölgenin özellikleri nedeniyle bu süreç kişiye özel değerlendirilir. Bu bilgi işlem öncesinde hastaya verilir.

Kan sulandırıcı, antiagregan ilaçlar ve kanamayı etkileyebilecek takviyeler işlem öncesinde mutlaka sorgulanır. Reçeteli ilaçlar hasta tarafından kendi kararıyla kesilmez; gerekli durumlarda ilgili hekim görüşü alınarak işlem planlanır veya ertelenir. Morarma ve kanama riskinde artış olabileceği hastaya belirtilir.

Olası etkiler ve komplikasyonlar

Kalçaya yapılan hyalüronik asit uygulamalarını inceleyen çalışmaları bir araya getiren bir derlemede bildirilen hafif etkiler şunlardır: morarma ve kızarıklık, enjeksiyon bölgesinde sıvı toplanması ve iltihabi tepki, dolgunun yer değiştirmesi ve kontur düzensizliği. Komplikasyon oranı sınırlı olsa da ciddi komplikasyonlar da bildirilmiştir; bunlar arasında akciğerin hava keseciklerine yaygın kanama (yaygın alveolar kanama) ve ölüm yer almaktadır.

Daha yeni iki çalışmada tablo daha olumludur. 91 kişinin kayıtlarının geriye dönük incelendiği çok merkezli bir çalışmada ciddi yan etki bildirilmemiş; görülen etkilerin çoğunun uygulamadan kısa süre sonra ortaya çıkıp bir hafta içinde düzeldiği aktarılmıştır. Bu çalışmada önemli bir nokta daha var: yan etkiler, aynı bölgeye daha önce başka maddelerle uygulama yapılmış kişilerde daha sık görülmüştür. 30 kadının bir yıl boyunca izlendiği çalışmada da ciddi yan etki bildirilmemiş, hafif komplikasyonlar seyrek görülmüştür.

Kısacası, bildirilen etkilerin çoğu hafif ve geçicidir; ancak ciddi komplikasyon bildirimleri de vardır ve göz ardı edilemez. Bu çalışmalardaki hasta sayıları küçüktür ve hiçbiri bu kliniğin verisi değildir; bu nedenle burada bir oran verilmemiştir.

Uygulamayı kimin yaptığı da önemlidir. Dolgu komplikasyonu nedeniyle hastaneye yatırılan 58 hastanın beş yıllık kayıtlarını inceleyen bir çalışmada selülit (deri ve deri altı dokunun enfeksiyonu), apse, granülomatöz iltihap (kronik, düğümcük oluşturan iltihap) ve doku ölümü (nekroz) bildirilmiş; ağır komplikasyonların tıbbi yetkisi olmayan kişilerin yaptığı enjeksiyonlardan sonra daha sık görüldüğü belirtilmiştir. Çalışmada ayrıca, komplikasyonun erken belirtilerini hastanın fark etmesinin sonucu değiştirdiği vurgulanmıştır. Bu çalışma yalnızca kalçayı değil, tüm vücut bölgelerini kapsar.

Uygulama öncesinde bu risklerin size anlatılmış olması gerekir.

KAYNAKPMID 37407710PMID 38726041PMID 41423732PMID 39681832

Hangi dolgu sınıfları tanımlanmıştır?

Yönetmelik gereği burada ürün markalarına yer verilmez: Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete, 12.11.2025 / 33075, MADDE 5/1/h), ürün ve cihaz markalarının öne çıkarılmasına izin vermez. Bu nedenle yalnızca dolgu sınıflarından söz edilir.

Kalça bölgesinde iki farklı yaklaşım tanımlanmıştır:

Hyalüronik asit dolguları. Bu bölgede çapraz bağlı (molekülleri birbirine bağlanmış) ürünlerle yapılan uygulamalar tanımlanmıştır. Trokanterik çöküklüğe (hip dips) yönelik tekniği anlatan yayında, seçilen ürünün yüksek G' değeri ve büyük molekül yapısı sayesinde şekil bozulmasına dirençli olduğu belirtilir. Bu sınıfın temel özelliği kalıcı olmaması ve zamanla dokuda çözülmesidir. Bir yıl süren bir çalışmada ultrason incelemesi, dolgunun deri altına yerleştiğini, zamanla emilerek dokuyla bütünleştiğini ve yer değiştirme (göç), sertleşme (fibrozis) ya da düğümlenme (nodül) bulgusu vermediğini göstermiştir. Öte yandan kalçaya hyalüronik asit uygulamasında güncel pratiğin henüz standart hâle gelmediği, bu konudaki yayınlarda açıkça belirtilir.

Kolajen uyarıcı sınıflar. Poli-L-laktik asit gibi, dokuyu kolajen üretmeye uyaran maddelerin kalçada kullanımı da tanımlanmıştır. Bu sınıfta hacim doğrudan maddenin kendisinden değil, dokunun verdiği yanıttan oluşur. İlgili yayın bu kullanımı açıkça endikasyon dışı (off-label), yani ürünün onaylı kullanım alanı dışında bir kullanım olarak tanımlar. Bu teknikle ilgili sonuçlar öznel klinik gözlemlere dayanır; hasta memnuniyeti ve güvenlik verisi bildirilmemiştir.

Uygulama öncesinde hangi sınıf dolgunun kullanılacağını, geri alınabilir olup olmadığını, dokuda ne kadar kalacağını ve Türkiye'de hangi kapsamda kayıtlı olduğunu sormanız gerekir. Klinikte hangi durumda hangi sınıfın tercih edileceği hekimin değerlendirmesine bağlıdır.

KAYNAKPMID 41423732PMID 41282456PMID 39624740PMID 37361362Resmî Gazete, 12.11.2025 / 33075

Uygulanan miktar ve etkinin süresi: araştırmalardaki sayılar neden birbirini tutmaz?

"Kaç cc yapılır?" ve "Ne kadar kalır?" kalça dolgusuyla ilgili en çok sorulan iki sorudur. Çalışmalarda bildirilen sayılara geçmeden önce şunu bilmeniz önemli: bu sayılar bir öneri, bir standart ya da bu kliniğin verisi değildir.

Miktar. On çalışmayı ve 168 hastayı bir araya getiren bir sistematik derlemede, hedeflenen sonuç için bildirilen ortalama hyalüronik asit miktarı 206,71 mL'dir. Bu koşulsuz bir ortalama değil, çalışmaların kendi hedefledikleri sonuç için bildirdikleri ortalamadır. Buna karşılık 30 kadının bir yıl izlendiği çalışmada ortalama miktar 43,60 mL, kişi başına üst sınır 60 mL'dir. 26 kadının değerlendirildiği bir başka çalışmada ise ortalama 40,4 mL, üst sınır 100 mL'dir; bu çalışma, mümkün olan en az miktarla sonuç almayı hedefleyen bir teknik anlattığını açıkça belirtir. Aradaki fark beş kata yakındır. Bunun nedeni, çalışmaların farklı ürünler, farklı teknikler ve farklı hedeflerle yapılmış olmasıdır. Dolayısıyla internette okuduğunuz bir cc sayısı, size ne kadar uygulanacağını göstermez.

Süre. Aynı incelemede ürün etkisinin tahmini süresi 16,16 ay olarak bildirilmiştir. Bir yıl süren izlem çalışmasında ise hasta memnuniyeti 30. günde en yüksek düzeydeyken 12. ayda belirgin biçimde azalmış; bu düşüş, hyalüronik asidin dokuda çözülmesiyle açıklanmıştır.

Bu sayıları değerlendirirken kanıt düzeyini de bilmek gerekir: derleme kendi kanıt düzeyini III olarak bildirir; diğer iki çalışma ise küçük hasta gruplarıyla ve farklı ürünlerle yapılmıştır. Bu tür sayılar, etkinin tek bir kişide ne kadar süreceğini öngörmez. Size uygulanacak miktar ve beklenen süre, muayenedeki değerlendirmeye bağlıdır.

KAYNAKPMID 37407710PMID 41423732PMID 41282456

Bölgenin anatomisi ve görüntüleme

Kalça, dolgu uygulanan bölgeler arasında ayrı bir dikkat gerektirir. Estetik enjeksiyonlardan sonra gelişen yağ ve dolgu embolilerini (damara geçen maddenin damarı tıkaması) kadavra çalışmaları üzerinden inceleyen bir derlemede, yüksek riskli bölgeler şakak, göz çevresi, burun ve kalça olarak sayılmıştır. Kalçadaki derin damar yapıları, emboli için başlıca yol olarak tanımlanmıştır. Küçük miktarların bile ciddi komplikasyonlara yol açabildiği belirtilmiş; riski azaltan yaklaşımlar arasında düşük basınçla enjeksiyon ve künt uçlu kanül (ucu sivri olmayan ince tüp) kullanımı sayılmıştır. Bu bulguların bir sınırı da vardır: kadavra koşulları canlı dokudan farklıdır ve incelenen çalışmalarda kullanılan enjeksiyon teknikleri birbirinden ayrışır.

Bölgenin ultrasonla değerlendirilmesi de ayrı bir konudur. 110 hastanın incelendiği bir çalışmada kalçanın ultrasondaki anatomisi tanımlanmış ve farklı dolgu maddelerinin dokudaki görünümü haritalanmıştır. Bu çalışmaya göre ultrason iki işe yarar: dokuda hangi maddenin bulunduğunu ayırt etmek ve komplikasyonları erken fark etmek. Bu, özellikle daha önce başka bir yerde, içeriği bilinmeyen bir maddeyle uygulama yaptırmış kişiler için önemlidir.

Bu bilgilerin amacı sizi bir uygulamadan caydırmak değil, bölgenin neden dikkat gerektirdiğini açıkça göstermektir.

KAYNAKPMID 41631193PMID 41097881

Kalıcı maddeler ve ruhsatsız uygulamalar

Kalça bölgesinde ayrıca bilinmesi gereken bir durum var: kalıcı sentetik maddelerin (biyopolimerler, sıvı silikon ve benzerleri) bu bölgeye enjekte edilmesi. Bu maddeler hyalüronik asit ya da kolajen uyarıcı dolgularla aynı şey değildir. Burada anlatılan kalça dolgusu, vücutta emilebilen dolgu sınıflarını kapsar.

Kalça ve bel bölgesinden kalıcı madde çıkarılan 20 hastanın dokularının incelendiği bir seride, uzun süreli (kronik) iltihap ve vücudun yabancı cisme karşı tepkisi görülmüş; hastaların bir bölümünde kandaki kalsiyum, laktat dehidrogenaz ve paratiroid hormonu düzeylerinin yükseldiği bildirilmiştir. Bu maddelerin çıkarılması da başlı başına cerrahi bir işlemdir: 35 hastanın açık cerrahiyle tedavi edildiği bir seride en sık görülen komplikasyon seroma (yara bölgesinde sıvı birikmesi) olmuş, bunu yara açılması ve enfeksiyon izlemiştir. Hastaların yarısından azında işlem komplikasyonsuz tamamlanmıştır.

Dokuya kalıcı bir madde verilmesi geri alınamaz bir karardır ve sonuçları yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle kullanılacak maddenin sınıfını, kalıcı olup olmadığını ve kayıt durumunu uygulama öncesinde sormanızda yarar vardır.

KAYNAKPMID 39410973PMID 40837208

Düzenleyici çerçeve

Klinikte kalça uygulamalarında hyalüronik asit bazlı, vücut uygulamalarına uygun dolgular kullanılır. Klinikte kullanılan ürünlerde ürünün CE uygunluğu, Türkiye'deki kayıt ve uygunluk durumu ile üreticinin belirlediği kullanım amacı ve endikasyonlar (kullanım alanları) esas alınır. ABD'nin düzenleyici kurumu olan FDA'nın onayı tek başına bir değerlendirme ölçütü değildir. Vücut uygulamalarında kullanılan ürünler, ürün ve endikasyon bazında değerlendirilir.

Başka bir ülkenin düzenleyici kurumunun ne dediğini merak ediyorsanız: ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tüketicilere yönelik bilgi sayfasında dolguların vücut şekillendirme (konturlama) ve hacimlendirme amacıyla kullanılmasını önermediğini belirtir ve kalça hacminin artırılmasını onaylı kullanımları arasında saymaz. Kolajen uyarıcı sınıflar için de benzer bir durum vardır: poli-L-laktik asidin kalçada kullanımını anlatan yayın, bu kullanımı endikasyon dışı (off-label) olarak niteler.

Bu bilgiler, bir ülkenin düzenleyici kurumunun kendi ürün onaylarıyla ilgili açıklamasıdır. Tek başına bir ürünün güvenli ya da uygun olup olmadığını belirlemez; onay kapsamı ülkeden ülkeye ve üründen ürüne değişir. Size uygulanacak ürünün hangi sınıfta olduğunu ve hangi kapsamda kayıtlı olduğunu uygulama öncesinde sorabilirsiniz.

KAYNAKFDAPMID 37361362

Karar nasıl verilir

Muayenede sıra bellidir: önce neler yapılabileceği, sonra neler yapılamayacağı anlatılır. İkincisi atlanırsa birincisi eksik kalır.

Kalça, her soruya tek bir uygulamanın cevap verdiği bir bölge değildir. Aynada tek bir şikâyet gibi görünen şeyin arkasında hacim, kontur, deri gevşekliği ya da doğrudan kemik yapının kendisi olabilir. Bunların hepsi aynı yöntemle ele alınmaz ve bir kısmı için yapılacak bir şey yoktur. Hangisinin baskın olduğu anlaşılmadan karar verilirse, beklenti ile sonuç çoğu zaman örtüşmez.

Bir şeyin altını çizmek gerekir: hip dips de dahil olmak üzere burada sözü edilen durumların hiçbiri düzeltilmesi gereken bir kusur değildir. Bir uygulamayı istemek de istememek de meşrudur. Amaç, ikisi arasında bir tercih önermek değil, kararınızı bilgiye dayanarak vermenizi sağlamaktır.

Burada yazılanlar genel bilgi niteliğindedir ve muayenenin yerini tutmaz. Değerlendirme ve öneri hekime, karar size aittir. Bu karar, başka bir yöntemi tercih etmeyi ya da hiçbir uygulama yaptırmamayı da kapsar.

SINIRLAR

Bu uygulama
neyi yapmaz?

Kalça dolgusu, cerrahi kalça büyütme yöntemlerinin (yağ enjeksiyonu ya da implant) yerini tutmaz ve bu yöntemlerle elde edilen hacim düzeyini karşılamaz. İleri derecede deri gevşekliğini toparlamaz, kilo değişimiyle oluşan yaygın hacim kaybını bütünüyle geri getirmez ve kalçanın kemik yapısını değiştirmez. Bu bölge için tanımlanan dolgu türleri (hyalüronik asit ve kolajen uyarıcılar) kalıcı değildir; zamanla dokuda çözülür ve etkileri geri döner. Bölgenin damar yapısı nedeniyle ciddi komplikasyonlar bildirilmiştir (kaynak: PMID 37407710 · PMID 41631193); uygulamanın kimlere yapılabileceği yalnızca muayenede belirlenir.

Kimler için uygun değildir?

Uygulanmaz

  • Gebelik ve emzirme dönemi
  • Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon
  • Kullanılacak ürüne karşı bilinen alerji

Hekim değerlendirmesi gerektirir

  • Kanama ya da pıhtılaşma sorunları
  • Otoimmün ya da sistemik hastalıklar
  • Bölgede daha önce yapılmış eski ya da içeriği bilinmeyen dolgular

Yaş sınırı

18 yaş ve üzeri. 18 yaş altında tıbbi gereklilik bulunan özel durumlar, hekim değerlendirmesi ve yasal temsilci onayı ile ayrıca değerlendirilir.

Uygulama sonrası

  • İlk 1 hafta ağır egzersiz ve yoğun spordan kaçınılır.
  • İlk günlerde bölgeye yoğun baskı ve masaj önerilmez.
  • Sauna, hamam ve aşırı sıcaktan kaçınılır.
  • İğne giriş yerleri ilk 3–4 gün kuru ve temiz tutulur.
  • Kontrol 2–4 hafta içinde yapılır.

HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?

Şiddetli veya artan ağrı, belirgin kızarıklık ya da ısı artışı, aşırı şişlik, ciltte renk değişikliği, akıntı veya ateş durumunda kliniğe hemen ulaşılmalıdır.

Sık sorulanlar

  • Popo dolgusu nedir, nasıl yapılır?
    Popo dolgusu, yani kalça dolgusu, kalçadaki hacim ve kontur (dış hat) ihtiyacına yönelik olarak dolgu maddesinin deri altı dokuya enjeksiyonla yerleştirilmesidir; ameliyat değildir ve genellikle cerrahi kesi ya da dikiş gerektirmez. Çalışmalarda kalça tek bir hedef olarak değil, ayrı ayrı planlanan alanlar olarak ele alınır; bölge dört çeyreğe ya da üç ayrı alana bölünerek değerlendirilmiştir (PMID 41423732 · PMID 41282456). Hangi alana, hangi doku katmanına ve ne miktarda uygulama yapılacağı kişinin anatomisine göre değişir ve muayenede belirlenir.
  • Popo dolgusu ile kalça dolgusu aynı şey mi?
    Evet, ikisi aynı uygulamadır. "Popo dolgusu" günlük konuşmada, "kalça dolgusu" ise daha çok yazılı dilde kullanılan addır; aralarında klinik bir fark yoktur.
  • Ameliyatsız popo dolgusu ne kadar?
    Burada ücret bilgisi bulunmaz; çünkü sağlık hizmetlerinin tanıtım ve bilgilendirmelerinde ücret, indirim, kampanya veya promosyon bilgisine yer verilemez (Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, Resmî Gazete 12.11.2025 / 33075). Ayrıca uygulamanın kapsamı kişiden kişiye değişir: hangi alana, hangi planla ve hangi dolgu sınıfıyla uygulama yapılacağı ancak muayeneden sonra belli olur.
  • Popo dolgusu kalıcı mı, etkisi ne kadar sürer?
    Hayır, kalıcı değildir: hyalüronik asit ve kolajen uyarıcı dolgular zamanla dokuda çözülür ve etkileri geri döner. Etkinin ne kadar sürdüğüne dair veriler birbirini tam tutmaz. On çalışmayı ve 168 hastayı bir araya getiren, kendi kanıt düzeyini III olarak bildiren bir sistematik derlemede ürün etkisinin tahmini süresi 16,16 ay olarak bildirilmiştir (PMID 37407710). 30 kadının bir yıl izlendiği bir çalışmada ise memnuniyet 30. günde en yüksek düzeydeyken 12. ayda belirgin biçimde azalmış ve bu düşüş dolgunun dokuda çözülmesiyle açıklanmıştır (PMID 41423732). Bu sayılar küçük hasta gruplarından ve farklı ürünlerle elde edilmiştir; etkinin sizde ne kadar süreceğini öngörmez ve bu kliniğin gözlemi değildir. Biyopolimer ya da sıvı silikon gibi kalıcı sentetik maddelerin bu bölgeye enjekte edilmesi ise ayrı bir konudur ve Kalıcı maddeler ve ruhsatsız uygulamalar bölümünde anlatılmıştır.
  • Popo dolgusu kaç cc yapılır?
    Standart bir miktar yoktur; çalışmalarda bildirilen miktarlar birbirinden çok farklıdır. Bir sistematik derlemede, hedeflenen sonuç için bildirilen ortalama hyalüronik asit miktarı 206,71 mL'dir (PMID 37407710). 30 kadının bir yıl izlendiği bir çalışmada ortalama 43,60 mL, kişi başına üst sınır 60 mL'dir (PMID 41423732). 26 kadının değerlendirildiği bir başka çalışmada ise ortalama 40,4 mL, üst sınır 100 mL'dir; bu çalışma, mümkün olan en az miktarla sonuç almayı hedefleyen bir teknik anlattığını açıkça belirtir (PMID 41282456). Aradaki fark beş kata yakındır ve farklı ürünler ile farklı hedeflerden kaynaklanır. Size uygulanacak miktar bu sayılara değil, muayenedeki değerlendirmeye bağlıdır.
  • Hip dips nedir, neden olur?
    Hip dips, kalçanın üst yan kısmında görülen içe doğru çöküklüğün günlük dildeki adıdır. Tıptaki karşılığı belirgin trokanterik çöküklüktür; bu ad, uyluk kemiğinin üst dış kısmındaki kemik çıkıntıdan gelir. Bilimsel yayınlarda bir hastalık, bozukluk ya da tanı olarak tanımlanmaz; konuyla ilgili yayında estetik bir kontur konusu olarak ele alınır ve belirginliğinin sporla gelişen kas belirginliği ya da yaşlanmayla ilişkili olabileceği belirtilir (PMID 39624740). Belirgin olması, tek başına bir şey yapılması gerektiği anlamına gelmez.
  • Hip dips egzersizle geçer mi?
    Egzersiz hip dips'i her zaman azaltmaz. Hip dips'in altında, bölgenin kemik yapısı ile üzerindeki kas ve yağ dokusunun oluşturduğu bir hat vardır; kemik yapı ne egzersizle ne de dolguyla değişir, değişebilen üzerindeki yumuşak dokudur. Üstelik bu çöküklüğün sporla gelişen kas belirginliğiyle ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Bu alana dolgu uygulaması tanımlanmıştır, ancak yayımlanan seri küçüktür: teknik, orta ve ileri derecede çöküklüğü olan on bir kadın hastada anlatılmıştır (PMID 39624740). Sizde durumun ne olduğu ve bir şey yapılıp yapılmayacağı muayenede değerlendirilir.
  • Popo kaldırma işlemi dolguyla yapılır mı?
    Bu, sizde neyin baskın olduğuna bağlıdır: dolgu hacim ve kontur üzerinde çalışır; ileri derecede deri gevşekliği varsa deriyi toparlamaz. "Popo kaldırma" günlük dilde birden fazla işlemi kapsayan bir ifadedir ve bunların hepsi aynı şey değildir. Deri gevşekliğinin baskın olduğu durumlar için cerrahi seçenekler tanımlanmıştır; bunlar dolgu uygulamasından farklı işlemlerdir. Sizde hacim, kontur ya da deri gevşekliğinden hangisinin baskın olduğu muayenede ayrılır.
  • Basen bölgesine de uygulama yapılıyor mu?
    Basen bölgesinin değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve kalçayla birlikte ele alınıp alınmayacağı muayenede belirlenir. Basen ve kalça komşu bölgelerdir ve çoğu zaman birlikte anılır, ancak aynı şikâyet değildir: biri genişlikle, diğeri hacim ve konturla ilgilidir. Kalça bölgesini ultrasonla haritalayan çalışmada da kalçayla birlikte bel, uyluk arkası, trokanterik çöküklük ve kasık bölgesi aynı incelemenin parçası olarak ele alınmıştır (PMID 41097881); yani bir bölgedeki değişiklik komşu bölgenin görünümünü de etkiler. Kalça dışındaki vücut bölgelerine yapılan uygulamalar Vücut Dolguları sayfasında anlatılır.

Kaynaklar

Bu kaynakların tamamı ve doğrulama yöntemi

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:

Devamı

Dr. Meltem Ayran, kliniğinde

İLK GÖRÜŞME

Kalça (Popo) Dolgusu size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.

İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.

Çerez tercihleri

Bu sitede zorunlu olanlar dışındaki çerezler yalnızca izninizle çalışır. Analiz ve reklam ölçümüne izin verip vermemeyi seçebilir, kararınızı sayfanın altındaki “Çerez tercihleri” bağlantısından istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası