İP ASKILAMA
Kaş Askılama
Kaş askılama, alın ya da şakak bölgesinde cilt altına yerleştirilen eriyen, çentikli tıbbi ipliklerle kaşın yukarı yönde desteklenmesidir. Hafif ve orta derecede kaş düşüklüğünde gündeme gelir; etkisi cerrahiye göre daha sınırlıdır ve üst göz kapağındaki deri fazlalığını almaz.

- UYGULAMA GRUBU
- İp Askılama
- İLGİLİ BÖLGELER
- Kaş düşüklüğüŞakak bölgesi
- BİLİMSEL KAYNAKLAR
- 27 yayın
RANDEVU
Kaş Askılama uygulamasının size uygun olup olmadığını, kapsamını ve olası risklerini muayenede konuşalım.
Telefonla arayınWhatsApp’tan yazın+90 530 925 24 78
- Bir bakışta
- Kaş askılama nedir?
- Hangi durumlarda gündeme gelir?
- Kaş düşüklüğü
- Alın kası ve kaşın hareketi
- Şakak bölgesi
- Araştırmalar kaş askılaması hakkında ne söylüyor?
- Bu uygulamanın sınırı
- Botokstan farkı
- Cerrahiden farkı
- Bilinen riskler
- Hangi iplik kullanılır?
- Karar nasıl verilir
- Bu klinikte nasıl planlanır?
- Sınırlar ve kimlere uygulanmaz
- Uygulama sonrası
- Sık sorulanlar
- Kaynaklar
BİR BAKIŞTA
Klinikteki uygulama
- Ürün sınıfı
- Emilebilir medikal ipler (PDO / PLLA vb.)
- Seans
- Genellikle 1 seans
- İşlem süresi
- Yaklaşık 30–45 dakika
- Etki süresi
- Kullanılan ip, uygulama bölgesi ve kişisel faktörlere göre değişir; ortalama 3–4 yıl
- Anestezi
- Lokal anestezi
- Kontrol
- Genellikle 2–4 hafta sonra
Kullanılacak ip tipi, ip sayısı ve teknik bölgeye göre değişir.
Kaş askılama nedir?
Kaş askılama, yüzeyinde dokuya tutunan çentikler bulunan tıbbi ipliklerin alın ya da şakak bölgesinde cilt altına yerleştirilmesiyle kaşın yukarı yönde desteklenmesidir. Genellikle cerrahi kesi gerektirmez, deri alınmaz; yöntem, iple yapılan askılama uygulamalarının kaş ve alın bölgesine uyarlanmış biçimidir. Bu işlem için “alın askılaması” adı da kullanılır; ancak asıl yapılan iş kaşı kaldırmak olduğu için bazı yazarlar “kaş askılama” adını daha doğru bulur.
Yöntemin temeli, çentikli ipliklerin belirli hatlar boyunca yerleştirilerek aşağı inmiş dokunun kaldırılmasıdır. İşlemin güvenliği, alın ve kaş bölgesindeki damarların, kasların ve yaşla ortaya çıkan değişikliklerin iyi bilinmesine bağlıdır. Kaş bölgesinin anatomisini inceleyen bir çalışmaya göre I biçimli ipliklerin alın kasının altına yerleştirilmesi, geleneksel U biçimli yerleşime göre daha güvenli bir seçenektir.
Olgu sunumlarına dayanan bir yayına göre kaş askılama, cerrahi ile cerrahi olmayan yöntemler arasında bir ara basamaktır: cerrahiye göre daha ince bir değişiklik sağlar, etkisi zamanla geriler ve tekrar gerekebilir.
İLGİLİDolgu mu, askı ipi mi?
Hangi durumlarda gündeme gelir?
- Kaşın hafif ve orta derecede aşağıda konumlanması.
- Kaşın konumuna bağlı olarak üst göz kapağında ağırlık görünümü.
- Belirgin bir düşüklük olmadan kaşın biçimini ve konumunu yeniden düzenleme isteği.
- Alın ve kaş bölgesinde yaşa bağlı doku gevşemesi.
- Cerrahi kaş kaldırmaya göre daha sınırlı bir etkinin kabul edildiği durumlar.
- Bu liste, uygulamanın hangi durumlarda gündeme geldiğini gösterir; size uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.
Kaş gerçekten düştü mü, yoksa göz kapağı mı ağırlaştı?
Kaşınız aşağıda görünüyor olabilir; ama bu her zaman kaşın düştüğü anlamına gelmez. Yaşla kaş konumunun nasıl değiştiğini inceleyen çalışmalar yaygın kanıdan farklı sonuçlar da ortaya koymuştur ve bu fark, hangi yöntemin konuşulacağını doğrudan etkiler.
19 çalışmada toplam 3.634 kişinin verisini birleştiren bir analizde, yaşla birlikte kaşın iç ucunun ve orta bölümünün yükseldiği, dış ucunun ise göz dış köşesi hizasında anlamlı bir değişim göstermediği görülmüştür. Yani ortalamada kaş bütünüyle aşağı inmez; kaşın farklı bölümleri farklı yönde değişebilir.
95 yetişkinin üç yaş grubunda karşılaştırıldığı bir çalışmada da gruplar arasında kaş yüksekliği açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Aynı çalışmada yaş ilerledikçe alın kasının daha etkin çalıştığı, kaş yüksekliği azaldıkça da üst göz kapağındaki deri fazlalığının (dermatokalazis) arttığı görülmüştür. Araştırmacılar, kaş konumunun kasların birbirini dengeleyen çalışmasıyla korunduğunu düşünmektedir.
Bunun sizin için anlamı şu: üst göz kapağında gördüğünüz ağırlık kaşın konumundan da, kapak derisinin fazlalığından da kaynaklanabilir; ikisi aynı kişide birlikte de bulunabilir. Göz kapağı ameliyatı için başvuranlarda kaş düşüklüğünün de sık görüldüğü bildirilmiştir. Hangisinin baskın olduğu aynada değil, muayenede anlaşılır.
İLGİLİYüz neden sarkar?
Alın kası ve kaşın hareketi
Kaşı yukarı kaldıran kas alın kasıdır (frontalis); kaşı hareket ettiren asıl bölüm ise bu kasın alt ucudur. Kaş askılama, alın kasının göz çevresindeki halka biçimli kasla buluştuğu bölgede yapılır.
Kadavra, görüntüleme ve klinik gözlem verilerini birleştiren bir anatomi çalışmasına göre alın kası, alnın üst ve orta bölümünde derindeki bağ dokusu katmanına (fasya) sıkıca tutunur. Alt üçte birde ise bu katmandan ayrılır ve göz çevresindeki halka kasla (orbikülaris okuli) iç içe geçer. Aynı çalışmada kaş, yalnızca kasın bu alt kısmı çekildiğinde yükselmiştir; kas, alt ucundan orta bölümüne doğru kasılarak kaşı hareket ettirir.
Kaş askılamanın anatomisini ele alan bir derlemeye göre bu bölgedeki sinir ve damar yollarını, özellikle supratroklear ve supraorbital damarları (göz çukurunun üst kenarından alna çıkan damarlar) iyi bilmek önemlidir. İşlemden önce dokunun ne kadar hareketli olduğunu ve alttaki yapılara nasıl yapıştığını değerlendirmek de sonucu öngörmede belirleyici görülür. Alında deri altı yağ dokusu azdır; bu nedenle ipliğin yerleştirileceği katman hassas bir anatomi bilgisi gerektirir. Dokunun alttaki yapılara sıkı yapıştığı kişilerde kanülle (ucu küt, ince bir tüp) kısmi bir tünel açılarak çalışıldığı bildirilmiştir. Klinikte iğne ya da kanül, uygulama alanına ve anatomik yapıya göre hekim tarafından kişiye özel seçilir.
Şakak bölgesi ve yüz sinirinin alın dalı
Kaş askılamada ipliklerin geçebildiği şakak bölgesinde yüz sinirinin alın dalı da bulunur. Bu dal alın kasını çalıştırır; zarar görürse kaşı kaldıramamak gibi hem işlevi hem görünümü etkileyen sorunlar ortaya çıkabilir.
Alın dalı, üst yüzdeki birçok kası çalıştırır; yüz ifadeleri ve göz kapaklarının kapanması için gereklidir. Dalın izlediği yol kişiden kişiye değişir. Bazı anatomik işaret noktaları yerini tahmin etmeye yardımcı olsa da kesin bir harita sunmaz.
Bir kadavra çalışmasında bu dalın şakaktaki dağılımında önemli bir değişkenlik görülmüş; şakakta gerçek anlamda güvenli bir alan bulunmadığı, yalnızca göreli olarak güvenli alanlar tanımlanabileceği sonucuna varılmıştır. Başka bir kadavra çalışmasında dal, elmacık kemiği kavsini geçtikten sonra şakağı öne doğru kıvrılan bir hatla katetmiş ve kaşın dış ucunun yakınından alın kasına ulaşmıştır.
Yüz sinirinin seyrini bilmek, yüzde güçsüzlük ya da felç gibi sinir hasarı riskini azaltmak için gereklidir. Bu bilgiler riskin sık olduğunu göstermez; bölgenin neden ayrıntılı anatomi bilgisi gerektirdiğini açıklar.
Araştırmalar kaş askılaması hakkında ne söylüyor?
Kaş askılamayla ilgili bilimsel veri henüz sınırlıdır. Kaşa özgü yayınlar küçük ve kontrol grubu olmayan hasta serilerine, olgu sunumlarına ve derlemelere dayanır. İncelenen kaynaklar arasında kaş askılamayı bir kontrol grubuyla ya da başka bir yöntemle karşılaştıran randomize (katılımcıların rastgele gruplara ayrıldığı) bir çalışma yoktur.
Tek bir kurumdan bildirilen 38 kadınlık bir seride, hafif ve orta derecede kaş düşüklüğü olan ya da hiç düşüklüğü olmayan kişilere iplikle kaş askılama yapılmıştır. Hastaların kendi değerlendirmesine dayanan bir ölçekte (FACE-Q) kaş ve üst göz kapağı puanları altıncı ayda başlangıca göre iyileşmiş, on ikinci ayda da anlamlı artış sürmüştür. Ciddi komplikasyon bildirilmemiş; iyileşme genç kadınlarda daha belirgin bulunmuştur. Katılımcıların yaş ortalaması 35,5'tir ve çalışmada kontrol grubu yoktur.
15 kişilik başka bir seride kaşlar işlemden bir hafta sonra başlangıca göre daha aşağıda ölçülmüş, on ikinci haftada ise kaş ve üst göz kapağı başlangıca göre anlamlı olarak yükselmiştir. Bu bulgu, erken dönemdeki görünümün sonucu yansıtmayabileceğini düşündürür; ancak bu da küçük ve kontrolsüz bir seridir.
Olgu sunumlarına dayanan bir yayına göre kaş askılama cerrahiye göre daha ince bir iyileşme sağlar, işlem rahatsızlık verebilir, etki yaklaşık altı ay sürer ve geriledikçe tekrar gerekir. Seriler arasındaki bu farklar, tek bir kişi için beklenecek süreyi göstermez.
Yüzün geneline bakıldığında tablo benzerdir. Bu alandaki sistematik bir derlemede, incelenen çalışmaların ikisi dışında hepsinde kaldırma etkisinin olsa olsa çok sınırlı bir süre kaldığı görülmüştür; olumlu sonuç bildiren iki çalışma ise iplik üreticileri tarafından desteklenmiştir. Daha yeni bir derlemede de yöntemi destekleyen yeni bir kanıt eklenmediği belirtilmiştir.
KAYNAKPMID 35441792PMID 37060183PMID 39135300PMID 29481392PMID 33471152
Bu uygulamanın sınırı
Kaş askılama cerrahi kaş kaldırmanın yerini tutmaz, üst göz kapağındaki deri fazlalığını almaz ve etkisi kalıcı değildir. Uygulamadan ne bekleyebileceğinizi bu üç sınır belirler.
Birincisi, etkinin ölçeği sınırlıdır. Sonuç cerrahiye göre daha incedir; yöntem, cerrahi ile cerrahi olmayan uygulamalar arasında bir ara basamak olarak görülür. Kaş kaldırma tekniklerini inceleyen bir derlemeye göre cerrahi olsun ya da olmasın hiçbir kaş kaldırma yöntemi tamamen tatmin edici değildir; bunun nedenleri sınırlı etki, sınırlı kalıcılık ve olası komplikasyonlardır.
İkincisi, süre belirsizdir. Eriyen ipliklerle yapılan tekniklerin uzun dönemde ne kadar etkili olduğu net değildir. Yüz iplik uygulamalarında birçok çalışmanın verisini birleştiren bir analizde (meta-analiz) memnuniyet oranı işlemin hemen ardından yüzde 98, uzun dönemde ise yüzde 88 bulunmuştur ve bu fark anlamlıdır. Araştırmacılar, gençleştirme etkisinin uzun dönemde sürmeyebileceğinin işlemden önce konuşulmasını önerir.
Üçüncüsü, deri fazlalığı ayrı bir sorundur. İplik dokuyu taşır, deriyi almaz. Gördüğünüz ağırlığın kaynağı üst göz kapağının derisiyse, bu durum ilgili cerrahi uzmanlık alanında ayrıca değerlendirilir. Bu sınırlar uygulamanın yapılmaması gerektiği anlamına gelmez; neyi bekleyebileceğinizi gösterir. Hekim değerlendirir, karar sizindir.
Botulinum toksinle kaş kaldırmadan farkı
Botulinum toksinle kaş kaldırmada iplik kullanılmaz. Kaşı aşağı çeken kasların hareketi geçici olarak azaltılır ve kaşın konumu kas dengesi üzerinden değişir. Günlük dilde “botoks” olarak bilinen bu uygulama, adını bir ürün adından alır. Kaş askılamayla benzer bir amaca, farklı bir mekanizmayla ulaşmaya çalışır.
Kaş biçimlendirmede botulinum toksin kullanımını nesnel ölçümlerle inceleyen 11 çalışmayı ve 585 hastayı kapsayan bir derlemede, en fazla yükselme kaşın dış kısmında görülmüştür. Farklı kas gruplarının hedeflenmesiyle farklı kaş biçimleri elde edilebildiği bildirilmiştir. En sık bildirilen yan etkiler morarma ve baş ağrısıdır; beş olguda göz kapağı düşüklüğü görülmüştür. Araştırmacılar yine de yeni randomize çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtir.
Bu yöntemin kendine özgü bir inceliği var: alın kası kaşı yukarı kaldıran kas olduğu için bu kasa yapılan uygulama kaşı aşağı da indirebilir. Kaşı aşağı çeken kaslara da uygulama yapılan randomize kontrollü bir çalışmada, alın kasına üç farklı düzende enjeksiyon yapılmıştır. İki hafta sonra kaş, dış ucu dışında ölçülen tüm noktalarda daha aşağıda, dış ucunda ise daha yukarıda bulunmuştur; alnın üst bölümüne yapılan enjeksiyonların kaş düşüklüğü riskini azalttığı görülmüştür.
Kabaca söylemek gerekirse iplik, kaşın bulunduğu dokuyu mekanik olarak taşır; botulinum toksin ise kaşın üzerindeki kas dengesini değiştirir. Kaş kaldırma tekniklerini inceleyen bir derlemeye göre cerrahi olmayan yöntemler geçicidir ve bir komplikasyon durumunda düzeltme daha kolaydır. İki yöntemden birinin mi, ikisinin birlikte mi, yoksa hiçbirinin mi gündeme geleceği muayenede belirlenir.
İLGİLİKaş Kaldırma Botoksu
Cerrahi kaş kaldırmadan farkı
Cerrahi kaş kaldırma, deride kesi yapılarak dokunun yeniden konumlandırıldığı bir ameliyattır; kaş askılamadan farklı bir ölçekte etki eder. Değerlendirilmesi ve uygulanması ilgili cerrahi uzmanlık alanına aittir; buradaki bilgiler yalnızca iki yöntemi karşılaştırabilmeniz içindir.
Kaş kaldırma tekniklerini inceleyen bir derlemeye göre cerrahi yöntemler üç grupta toplanır: göz kapağı ameliyatının kesisinden yapılanlar, doğrudan kaşın üstünden yapılanlar ve alın ya da saçlı deri üzerinden yapılanlar. En yaygın yöntem endoskopik (kamerayla küçük kesilerden yapılan) alın kaldırmadır, ancak onun da kalıcılığı sınırlıdır. Doğrudan kaş kaldırma ise yüz felci olan ve iz kalmasını kabul etmeye daha yatkın kişilerde yararlı bulunur.
Uzun dönem sonuçları inceleyen bir meta-analizde, ortalama izlem süresi en az altı ay olan 22 çalışmadaki 2.127 kaş değerlendirilmiştir. Ağırlıklı ortalama izlem süresi 20,9 ay olan bu veride kaşın dış, orta ve iç kısmı anlamlı olarak yükselmiştir. Araştırmacılar bu sonuçların, cerrahi kaş kaldırmanın uzun dönem etkinliğini ve olumlu güvenlik profilini desteklediğini belirtmiştir.
Açık ve endoskopik teknikleri karşılaştıran 15 çalışmalık bir derlemede, endoskopik ve daha az invaziv (dokuya daha az müdahale eden) tekniklerin daha düşük komplikasyon oranıyla benzer ya da daha iyi estetik sonuç verdiği görülmüştür; ancak çalışmalar arasındaki farklılıklar bu sonucun gücünü sınırlar. Cerrahinin de kendi riskleri vardır: şakaktan yapılan doğrudan kaş ameliyatlarında yüz sinirinin alın dalının yaralanması ve buna bağlı kaş felci, tanımlanmış başlıca komplikasyonlar arasındadır. İplik ile cerrahi arasındaki fark bir basamak farkı değildir; farklı ölçekte etki eden iki ayrı yöntem söz konusudur.
Bilinen riskler
Kaş askılamaya özgü büyük ölçekli risk verisi yoktur; aşağıdaki oranlar yüz ve boyundaki tüm iplik uygulamalarına aittir. En sık bildirilen etkiler şişlik, morarma ve asimetridir (iki tarafın eşit görünmemesi). Çukurlaşma ile ipliğin görünmesi ya da hissedilmesi, ilk haftalardan sonra da sürebilen bulgular arasındadır.
26 çalışmayı ve 2.827 hastayı kapsayan bir meta-analizde şişlik yüzde 34, morarma yüzde 26, ipliğin görünür ya da elle hissedilir olması yüzde 10, ciltte çukurlaşma yüzde 7 oranında bildirilmiştir. Araştırmacılar çalışmalar arasındaki farkın çok yüksek olduğunu ve ilk dört haftadan sonra süren bulguların klinik açıdan daha önemli olabileceğini belirtir.
14.222 hastayı kapsayan bir derlemede en sık bildirilen bulgu asimetridir; bunu ödem (şişlik) ve morarma izler. Ciddi yan etkiler nadirdir; bunlar his değişiklikleri, saç dökülmesi ve damar ya da bez yaralanmalarıdır. Başka bir meta-analizde eriyen ipliklerde his değişikliği ve ipliğin deriden dışarı çıkması riski kalıcı ipliklere göre daha düşük, 50 yaş üzerinde ise çukurlaşma ve enfeksiyon riski daha yüksek bulunmuştur. Eriyen iplikleri karşılaştıran bir derlemede de çentikli ipliklerin düz ipliklere göre daha fazla komplikasyonla ilişkili olduğu bildirilmiştir.
Sinir yaralanması seyrektir ama tanımlanmış bir risktir. Başka kurumlarda yapılan iplik uygulamalarından sonra komplikasyonla başvuran 190 hastalık bir seride beş hastada kısmi yüz felci görülmüş; araştırmacılar başlıca neden olarak anatominin yeterince bilinmemesini göstermiştir. Şakakta, kaş askılaması sonrasında yüzeysel şakak damarları arasında anormal bir bağlantı (arteriyovenöz fistül) ve yüz iplik uygulaması sonrasında yüzeysel şakak atardamarında, damar duvarındaki hasara bağlı bir kan kesesi (psödoanevrizma) tek tek olgular hâlinde bildirilmiştir; ikisi de nabız gibi atan bir şişlikle fark edilmiştir.
İşlemden önce kan sulandırıcılar, antiagregan (kan pulcuklarının kümelenmesini önleyen) ilaçlar ve kanamayı etkileyebilecek takviyeler sorulur; reçeteli ilaçlarınızı kendi kararınızla bırakmamanız istenir, gerekirse ilgili hekimin görüşü alınarak işlem planlanır ya da ertelenir.
İLGİLİAskı ipi sonrası nelere dikkat edilir?
KAYNAKPMID 41988336PMID 34699439PMID 33821308PMID 39442180PMID 34549008PMID 37388255PMID 41468260PMID 39760325
Hangi iplik kullanılır?
Askılamada kullanılan iplikler eriyen (emilebilir) ve kalıcı olmak üzere iki gruba ayrılır. Kaynaklara göre kalıcı çentikli ipliklerle yapılan ilk uygulamalarda düzeltme işlemi ve komplikasyon oranları yüksek bulunmuştur. Eriyen ipliklerle geliştirilen tekniklerde istenmeyen etkiler daha az görülmüştür; buna karşılık bu tekniklerin uzun dönemde ne kadar etkili olduğu net değildir. Bir meta-analizde de eriyen ipliklerde his değişikliği ve ipliğin deriden dışarı çıkması riski kalıcı ipliklere göre anlamlı olarak daha düşük bulunmuş ve kalıcı ipliklerin temkinle kullanılması önerilmiştir.
Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO, yani poli-L-laktik asit ve polidioksanon) kullanılır. “İp askısı”, iplerle yapılan askılama uygulamalarının genel adıdır; Fransız askısı bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir. Kaş askılama da bu ailenin kaş ve alın bölgesine yönelik uygulamasıdır.
Eriyen ipliğin çözünmesi, etkinin iplik çözündüğü anda biteceği ya da kalıcı olacağı anlamına gelmez; bu konudaki veri sınırlıdır. Hangi ipliğin, hangi yönde ve hangi katmana yerleştirileceğine hekim muayenede karar verir.
İLGİLİFransız Askısı
Karar nasıl verilir
Kaş askılama kararı, aynada gördüğünüz şeye doğru adı koymakla başlar: Kaşınız mı aşağıda, göz kapağınız mı ağır, yoksa ikisi birden mi? Bu soru yanıtlanmadan yöntem seçmek, beklentiyle sonucun birbirinden uzaklaşmasına yol açabilir.
Muayenede sıra bellidir: önce ne yapılabileceği, sonra ne yapılamayacağı anlatılır. İplik, botulinum toksin ve cerrahi aynı sorunun üç farklı dozu değildir; farklı mekanizmalarla çalışan ayrı yöntemlerdir. Birinin uygun görülmemesi, diğerinin uygun olduğu anlamına gelmez.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme içindir ve muayenenin yerine geçmez. Değerlendirme ve öneri hekime, karar size aittir; başka bir yöntemi seçmek ya da hiçbir uygulama yaptırmamak da bu karara dâhildir. Görüşmeden önce sorularınızı not etmeniz, hiçbirinin atlanmamasına yardımcı olur.
KLİNİĞİN YAKLAŞIMI
Bu klinikte nasıl planlanır?
İp askılama uygulamalarında yüz anatomisi, doku yapısı ve sarkmanın yönü değerlendirilerek ihtiyaç duyulan bölgeler belirlenir. Kullanılacak ip tekniği, ip sayısı ve uygulama yönleri kişiye özel planlanır; gerektiğinde birden fazla bölge birlikte ele alınabilir.
SINIRLAR
Bu uygulama
neyi yapmaz?
Kaş askılama kaşı sınırlı ölçüde destekler ve cerrahi kaş kaldırmanın yerini tutmaz. Üst göz kapağındaki deri fazlalığını almaz; gördüğünüz ağırlığın kaynağı kapak derisiyse iplik bu sorunu çözmez. Kaşa özgü veriler küçük ve kontrolsüz hasta serilerinden ve olgu sunumlarından gelir; etkinin ne kadar süreceği netleşmemiştir ve tekrar gerekebileceği bildirilmiştir. Kaş, alın kası ile göz çevresi kasları arasındaki dengeyle hareket eden bir yapıdır; sonuç kişiden kişiye değişir. Bu sınırlar uygulamanın yapılmaması gerektiği anlamına gelmez; neyi bekleyebileceğinizi gösterir. Hekim değerlendirir, karar sizindir.
Kimler için uygun değildir?
Uygulanmaz
- Gebelik dönemi
- Uygulama alanında aktif enfeksiyon
- Uygulama alanında ciddi cilt problemi
Hekim değerlendirmesi gerektirir
- Kanama-pıhtılaşma bozuklukları
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
- Bağışıklık sistemi hastalıkları
- Önemli kronik hastalıklar
Uygunluk, kişinin sağlık durumu ve doku yapısına göre belirlenir.
Uygulama sonrası
- İlk 24 saat makyaj önerilmez.
- İlk hafta ağır spor, sauna/hamam, yoğun sıcak ve uygulama bölgesine masaj ya da baskıdan kaçınılmalıdır.
- Özellikle yüz askılama sonrası yaklaşık 1 ay sert gıdalar, aşırı çiğneme ve ağzı çok geniş açmayı gerektiren hareketler sınırlandırılmalıdır.
HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?
Beklenenden fazla veya giderek artan ağrı, şişlik, kızarıklık ya da olağan dışı bir durum fark ederseniz klinikle iletişime geçin. Nefes almada güçlük veya ciddi alerjik reaksiyon gibi ani ve ciddi bir durumda 112’ye başvurun.
Sık sorulanlar
Kaş askılama ile botoksla kaş kaldırma aynı şey mi?
Hayır, ikisi farklı yöntemlerdir. Kaş askılamada cilt altına yerleştirilen çentikli iplikler, kaşın bulunduğu dokuyu mekanik olarak yukarı taşır. Botulinum toksinle kaş kaldırmada ise iplik kullanılmaz; kaşı aşağı çeken kasların hareketi geçici olarak azaltılır ve kaşın konumu kas dengesi üzerinden değişir. Botulinum toksin uygulamasının da kendine özgü incelikleri vardır: alın kasına yapılan uygulamanın kaşı aşağı da indirebildiği bildirilmiştir. İki yöntemden birinin mi, ikisinin birlikte mi, yoksa hiçbirinin mi gündeme geleceği muayenede belirlenir.Kaş askılamanın etkisi ne kadar sürer?
Bilimsel veriler bu soruya henüz net bir yanıt vermiyor. Kaşa özgü veriler küçük ve kontrolsüz serilerden geliyor: olgu sunumlarına dayanan bir yayında etkinin yaklaşık altı ay sürdüğü ve tekrar gerektirdiği belirtilirken, 38 kadınlık bir seride hastaların kendi değerlendirdiği puanlardaki iyileşmenin on ikinci ayda da sürdüğü bildirilmiştir. Yüzün geneline ilişkin derlemelerde de eriyen ipliklerin uzun dönem etkinliği net değildir. Bu sayılar sizin için beklenen süreyi göstermez; kliniğin kendi deneyimine dayalı bilgiyi muayenede hekiminizden öğrenebilirsiniz.Göz kapağımdaki ağırlık kaş askılamayla geçer mi?
Bu, ağırlığın kaynağına bağlıdır. Üst göz kapağındaki ağırlık kaşın aşağıda konumlanmasından da, kapak derisinin fazlalığından da kaynaklanabilir; ikisi aynı kişide birlikte de bulunabilir. Yaşla kaş konumunu inceleyen çalışmalarda kaşın dış ucunun ortalamada anlamlı olarak inmediği, kaş yüksekliği azaldıkça kapak derisi fazlalığının arttığı görülmüştür. İplik dokuyu taşır, deri fazlalığını almaz. Hangisinin baskın olduğu muayenede anlaşılır.Kaş askılama yüz sinirine zarar verebilir mi?
Verebilir; iplik uygulamalarında sinir yaralanması seyrek bildirilse de tanımlanmış bir risktir. Yüz sinirinin alın dalı, kaşı kaldıran alın kasını çalıştırır; şakak bölgesinden geçer ve izlediği yol kişiden kişiye değişir. Kadavra çalışmaları, şakakta gerçek anlamda güvenli bir alan bulunmadığını, yalnızca göreli olarak güvenli alanlar tanımlanabileceğini göstermiştir. Başka kurumlarda yapılan iplik uygulamalarından sonra komplikasyonla başvuran hastalardan oluşan bir seride kısmi yüz felci de bildirilmiştir. Bu risk, uygulamadan önceki görüşmede konuşulması gereken konulardandır.İşlemden hemen sonra kaşlarım yukarıda mı görünür?
Her zaman değil; işlemden sonraki ilk görünüm sonucu tam yansıtmayabilir. 15 kişilik bir seride kaşlar işlemden bir hafta sonra başlangıca göre daha aşağıda ölçülmüş, on ikinci haftada ise kaş ve üst göz kapağı anlamlı olarak yükselmiştir. Olgu sunumlarına dayanan başka bir yayında da işlemden hemen sonra görülen değişikliklerle zamanla ortaya çıkanlar ayrı ayrı anlatılır. Bu veriler küçük ve kontrolsüz serilerden gelir; sizin sürecinizin nasıl ilerleyeceği muayenede konuşulur.İplik dışarıdan görülür ya da hissedilir mi?
Evet, olabilir. Yüz iplik uygulamalarını birleştiren bir meta-analizde ipliğin görünür ya da elle hissedilir olması yüzde 10, ciltte çukurlaşma yüzde 7 oranında bildirilmiştir. Araştırmacılar çalışmalar arasındaki farkın çok yüksek olduğunu ve ilk dört haftadan sonra süren bu tür bulguların klinik açıdan daha önemli olabileceğini belirtir. Bu veriler yüzün geneline aittir, kaşa özgü değildir. Alında deri altı yağ dokusunun az olması, ipliğin yerleştirileceği katmanın neden önemli olduğunu açıklar.Kaş askılama cerrahi kaş kaldırmanın yerine geçer mi?
Hayır, geçmez. Kaynaklara göre kaş askılama cerrahiye göre daha ince bir iyileşme sağlar ve etkisi zamanla geriler. Cerrahi kaş kaldırmanın uzun dönem sonuçlarını inceleyen bir meta-analizde ise kaşın anlamlı olarak yükseldiği ve güvenlik profilinin olumlu olduğu bildirilmiştir; ancak cerrahinin de kesi izi ve sinir yaralanması gibi kendine ait riskleri vardır. İki yöntem aynı işin hafif ve ağır hâli değil, farklı ölçekte etki eden ayrı yöntemlerdir. Cerrahi değerlendirme ilgili uzmanlık alanına aittir.
Kaynaklar
- Anatomical perspectives of brow-lifting using threads: Clinical cases with techniques · PMID 39135300
- Anatomical considerations for thread-based brow lifting and wrinkle treatment · PMID 39884674
- Thread-Lifts: A Double-Edged Suture? A Comprehensive Review of the Literature · PMID 30893160
- Percutaneous Thread Lift Facial Rejuvenation: Literature Review and Evidence-Based Analysis · PMID 33471152
- Thread-Lift Sutures: Still in the Lift? A Systematic Review of the Literature · PMID 29481392
- Eyebrow lifting with barbed threads: A simple, safe, and effective ambulatory procedure · PMID 35441792
- Eyebrow lifting using multidirectional absorbable thread · PMID 37060183
- Eyebrow Height Changes with Aging: A Systematic Review and Meta-analysis · PMID 31942395
- Does the Eyebrow Sag with Aging? An Anthopometric Study of 95 Caucasians from 20 to 79 Years of Age · PMID 26818320
- The Anatomy of the Frontalis Muscle Revisited: A Detailed Anatomic, Clinical, and Physiologic Study · PMID 37768166
- A Deeper Dive into the Anatomy of the Frontal Branch of the Facial Nerve · PMID 40268626
- The frontal branch of the facial nerve: can we define a safety zone? · PMID 25342224
- Topography of the frontal branch of the facial nerve and its clinical implication for temporal direct browplasty · PMID 37652939
- Anatomical Considerations for Thread Lifting Procedure · PMID 39376117
- Techniques of Eyebrow Lifting: A Narrative Review · PMID 32308957
- A Meta-Analysis and Systematic Review of the Incidences of Complications Following Facial Thread-Lifting · PMID 33821308
- Botulinum Toxin for Eyebrow Shaping: A Systematic Review · PMID 33065951
- The Impact of Upper Face Botulinum Toxin Injections on Eyebrow Height and Forehead Lines: A Randomized Controlled Trial and an Algorithmic Approach to Forehead Injection · PMID 30102667
- Long-Term Brow Lift Outcomes: A Systematic Review and Meta-Analysis · PMID 40788666
- Comparative Outcomes of Traditional Versus Endoscopic Brow Lift Techniques: A Systematic Review · PMID 41710188
- A meta-analysis of complications of thread lifting · PMID 41988336
- Safety Profile of Thread Lifts on the Face and Neck: An Evidence-Based Systematic Review · PMID 34699439
- An Assessment and Comparison of Adverse Effect Rates in Differing Absorbable Thread Lift Suture Materials · PMID 39442180
- Facial Thread Lifting Complications in China: Analysis and Treatment · PMID 34549008
- AVF of superficial temporal vessels after thread brow lift, report of a case · PMID 37388255
- Superficial Temporal Artery Pseudoaneurysm Following Facial Thread-Lift: A Rare Complication · PMID 41468260
- Facial Thread Lifting Complications · PMID 39760325
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:
Devamı

İLK GÖRÜŞME
Kaş Askılama size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.
İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.




