+90 530 925 24 78Randevu

İP ASKILAMA

Boyun İp Askısı

Boyun ip askısı, boyun ve çene altında gevşemiş dokunun, cilt altına yerleştirilen eriyen ve çentikli ipliklerle yukarı ve yana doğru desteklenmesidir. Hafif ve orta derecede gevşeme için tanımlanmış bir yöntemdir; belirgin deri fazlalığını almaz ve cerrahi boyun germenin yerini tutmaz.

Boyun İp Askısı — temsilî görsel
UYGULAMA GRUBU
İp Askılama
İLGİLİ BÖLGELER
Çene altıPlatisma bantlarıYatay çizgiler
BİLİMSEL KAYNAKLAR
25 yayın

BİR BAKIŞTA

Klinikteki uygulama

Ürün sınıfı
Emilebilir medikal ipler (PDO / PLLA vb.)
Seans
Genellikle 1 seans
İşlem süresi
Yaklaşık 30–45 dakika
Etki süresi
Kullanılan ip, uygulama bölgesi ve kişisel faktörlere göre değişir; ortalama 3–4 yıl
Anestezi
Lokal anestezi
Kontrol
Genellikle 2–4 hafta sonra

Kullanılacak ip tipi, ip sayısı ve teknik bölgeye göre değişir.

Boyun İp Askısı nedir?

Boyun ip askısında, yüzeyinde dokuya tutunan çentikler bulunan tıbbi iplikler boyun ve çene altında cilt altına yerleştirilir; gevşemiş yumuşak doku bu ipliklerle yeniden konumlandırılır. İşlem genellikle cerrahi kesi gerektirmez; deri çıkarılmaz. Bu yönüyle boyun germe ameliyatından farklı bir yöntemdir.

İple askılamanın temel mantığı, çentikli iplikleri belirli hatlar boyunca yerleştirerek sarkmış dokuyu kaldırmaktır. Askıda kullanılan ipler, bilinen dikiş ipliklerinden farklı bir malzeme grubudur; bileşimleri, kullanım amaçları ve mekanik davranışları ayrıdır. Araştırmacılar, yöntemin güvenliği ve uzun dönemdeki etkinliği için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Boyun, araştırmalarda çoğunlukla ayrı değil, yüzle birlikte incelenir. Yüz ve boyun uygulamalarını birlikte değerlendiren kapsamlı bir incelemeye göre ip askısı hızla yaygınlaşmıştır; buna karşılık etkinliği sorgulanmaktadır ve güvenlik ile yan etkiler çoğu zaman tartışılmamaktadır.

İLGİLİYüz İp Askısı

KAYNAKPMID 30893160PMID 38737945PMID 34699439

Hangi durumlarda gündeme gelir?

  • Boyun ve çene altında hafif ya da orta derecede yumuşak doku gevşekliği.
  • Çene altı ile boynun ön yüzü arasındaki açının (servikomental açı) belirginliğini yitirmesi.
  • Çene altında dolgunluk görünümü (halk arasında gıdı).
  • Çene hattının boyuna geçtiği bölgede netliğin azalması.
  • Yatay boyun çizgileri; bu kullanım yalnızca kontrol grubu olmayan küçük serilerde, hyalüronik asitle birlikte incelenmiştir.
  • Bu liste, uygulamanın hangi durumlarda gündeme geldiğini gösterir; size uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.

Çene altı ve boyun açısı

Boyunda ip askısının en çok hedeflendiği iki durum vardır: çene altındaki dolgunluk ve çene altı ile boynun ön yüzü arasındaki açının (servikomental açı) belirginliğini yitirmesi. İple askılama, çene altı dolgunluğu için sık başvurulan, az girişimsel seçeneklerden biri olarak bilinir.

Çene altındaki dolgunluğun tek bir nedeni yoktur. Bu bölgenin anatomisini inceleyen araştırmacılara göre görünüm birden fazla etkene bağlıdır; bu yüzden plan kişinin anatomisine, yağ miktarına ve boyun kası olan platismanın tipine göre kişiye özel yapılmalıdır. Örneğin iki yandaki platisma liflerinin boynun ortasında çaprazlaşmasının Koreli hastalarda yüzde 85 oranında görüldüğü bildirilmiştir. Boyun ve çene altı yaşlanmasını değerlendiren bir uzman paneli de platisma gevşemesini, yağın yeniden dağılmasını, kemikteki yeniden şekillenmeyi ve deri kalitesini birlikte ele alır.

İpin nereye sabitleneceği de tartışılan bir konudur. İpin boynun orta hattını geçerek iki kulak arkası arasında uzandığı bir teknik, 67 hastanın geriye dönük incelendiği bir seride anlatılmıştır; bu teknikle boyun ile çene altı arasındaki açının derinleştirilmesi hedeflenir. Daha yeni anatomik çalışmalar ise sabitleme noktası olarak çene köşesinin altında, platisma kasının altındaki yoğun bağ dokusu katmanını önerir. Hangi tekniğin kimde anlamlı olduğu, hekimin anatomik değerlendirmesine bağlıdır.

İLGİLİAlt Yüz & Jawline Askılama

KAYNAKPMID 40511636PMID 41325037PMID 24610109PMID 42326045

Araştırmalarda kimlere uygulanmış?

Boyun ve alt yüzde ip askısını inceleyen az sayıdaki çalışma, hafif ve orta derecede gevşemesi olan ya da yaşlanmanın ilk belirtilerini taşıyan kişilerle yapılmıştır. İleri derecede sarkma ve belirgin deri fazlalığı bu çalışmaların konusu değildir.

Boyuna yönelik çalışmalardan birinde orta hattı geçen ip tekniği 67 hastalık bir seride anlatılmış; yazarlar bu tekniği en çok yaşlanmanın ilk belirtilerini taşıyan kişiler için uygun bulmuştur. Alt yüzde eriyen çentikli ipliklerle yapılan başka bir çalışmaya ise yalnızca hafif ve orta derecede gevşemesi olan 27 kişi alınmış; çene hattında ve çene altında yapılan hacim ölçümlerinde düzelme bildirilmiştir.

Doğru aday seçiminin sonucu etkilediğini gösteren veriler ise yüz uygulamalarından geliyor. Eriyen polidioksanon (PDO) iplerle işlem yapılan 1500 hastanın geriye dönük incelendiği bir çalışmada, yetersiz sonuç nedeniyle yeniden başvuranların oranı yüzde 3,4 olarak saptanmıştır. İleri yaşın ve kullanılan ip sayısının fazla olmasının memnuniyetsizlikle bağımsız olarak ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırmacılar, işlemden önce beklentilerin gerçekçi biçimde konuşulmasını önerir. Ancak bu veriler yüze aittir ve doğrudan boyuna aktarılamaz.

Kısacası araştırmalar bir yaş ya da ölçü sınırı vermez; ortaya koydukları tablo şudur: gevşeme hafif ya da orta düzeydedir, deri fazlalığı sınırlıdır, beklenti de sınırlı bir iyileşmeye yöneliktir. Bu tablonun sizde olup olmadığı fotoğraftan ya da tariften değil, muayeneden anlaşılır.

İLGİLİHacim kaybı mı, sarkma mı?

KAYNAKPMID 24610109PMID 34218425PMID 41050972

Boyuna özgü kanıt ne kadar?

Boyun ip askısıyla ilgili bilimsel veri azdır ve büyük ölçüde kontrol grubu olmayan küçük hasta serilerine dayanır. Yalnızca boyun bölgesini ele alan, hastaların rastgele gruplara ayrıldığı kontrollü bir çalışmaya (randomize kontrollü çalışma) rastlanmamıştır.

Alanın geneline bakan derlemeler de temkinlidir. İple askılamayla ilgili 12 çalışmanın değerlendirildiği bir derlemede, iki çalışma dışında hepsi kaldırma etkisinin kalıcılığını ancak çok sınırlı düzeyde gösterebilmiştir; olumlu sonuç bildiren o iki çalışma ise ip üreticileri tarafından desteklenmiştir. On yıllık bir dönemi tarayan başka bir değerlendirmede, yönteme destek olacak yeni bir kanıt eklenmediği belirtilmiştir. Bir diğer derleme de ip askısının henüz cerrahi yüz germenin alternatifi olarak benimsenmemesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Boyuna özgü yayınlar da bu tabloyu değiştirmiyor. Orta hattı geçen tekniği anlatan seride ortalama takip süresi 18 aydır; yazarlar çalışmalarının kanıt düzeyini IV olarak belirtmiştir, bu da kanıt sıralamasının alt basamaklarından biridir. Yatay boyun çizgilerinde hyalüronik asitle birlikte eriyen düz ip kullanılan çalışma 10 hastayla sınırlıdır ve sonuçlar altıncı ayda değerlendirilmiştir. Alt yüz ve çene altını kapsayan başka bir çalışmada ise eriyen ipliklerin görünür kaldırma etkisinin kalıcı ipliklerdeki kadar uzun sürmediği ve ipliklerin altıncı aydan itibaren emilmeye başladığı belirtilmiştir.

Bu nedenle boyundaki uygulama için belirli bir kalıcılık süresi söylemek doğru olmaz: araştırmalardaki sonuçlar farklı iplerle, farklı tekniklerle ve farklı takip süreleriyle elde edilmiştir. Bu işlemi düşünüyorsanız, yan etkiler, etkinin süresi ve etkinlik verilerinin sınırları konusunda ayrıntılı bilgilendirilmeniz gerekir; bunu araştırmacılar da açıkça önerir.

KAYNAKPMID 29481392PMID 33471152PMID 28549872PMID 24610109PMID 36008497PMID 34218425

Platisma bantları ip askısıyla geçer mi?

Hayır. Kas kasıldığında boynun ön yüzünde beliren dikey bantlar, ip askısının hedeflediği bir sorun değildir. Bu bantlar deri fazlalığıyla değil, derinin hemen altındaki ince boyun kası olan platismanın belirginleşmesiyle ilişkilidir.

Deri gevşekliği az olan ama kasılınca belirgin platisma bantları görülen kişilerde, ameliyatsız seçenek olarak botulinum toksin enjeksiyonu gündeme gelir. Üç randomize kontrollü çalışmayı ve 912 kişiyi bir araya getiren bir analizde, botulinum toksinin platisma belirginliğinde plaseboya (etken madde içermeyen uygulama) göre hem hekim hem hasta değerlendirmelerinde anlamlı düzelme sağladığı bildirilmiştir; istenmeyen etkilerin sıklığı plasebo grubundan farklı bulunmamıştır. Halk arasındaki "botoks" sözcüğü bir ürün adından yerleşmiştir; maddenin bilimsel adı botulinum toksindir.

Boyun ve çene altını değerlendiren bir uzman paneline göre gevşeme ve bantlaşma Avrupa kökenli kişilerde, hacim birikimi ise Afrika ve Asya kökenli kişilerde daha sık öne çıkar. Aynı boyunda gevşeme ve bant bir arada bulunabilir. Bu durumda iki bulgu ayrı ayrı değerlendirilir: ip askısı bantlara yönelik yöntemin yerini tutmaz, botulinum toksin de gevşemiş dokuyu yerinden taşımaz.

İLGİLİBoyun Botoksu

KAYNAKPMID 37169415PMID 41612547PMID 41325037

Yatay boyun çizgileri ve deri kalitesi

Deri kalitesi ve gevşeme iki ayrı konudur; ip askısı gevşemeye yöneliktir. İncelmiş, kırışmış ya da donuklaşmış boyun derisi, dokunun yeri değiştirildi diye kendiliğinden düzelmez; deri kalitesi ayrıca değerlendirilir.

Boyunda enlemesine uzanan çizgiler için ip kullanımını inceleyen yayın çok azdır. Bir çalışmada bu çizgilere çapraz bağsız hyalüronik asit enjeksiyonu ile eriyen düz ipler birlikte uygulanmış; 10 hasta altıncı ayda değerlendirilmiş ve ciddi bir istenmeyen olay bildirilmemiştir. Ancak çalışmada kontrol grubu yoktur ve iki uygulama birlikte yapıldığı için ipin tek başına katkısı ayırt edilemez.

Boyun gençleştirmede kullanılan dolgu ve kolajen uyarıcıları inceleyen, 24 çalışmayı ve 887 hastayı kapsayan bir derlemede, hyalüronik asit jelleri, poli-L-laktik asit ve kalsiyum hidroksiapatitin boyun kırışıklıklarında ve deri gevşekliğinde iyileşme gösterdiği bildirilmiştir. Bununla birlikte çalışmalarda kullanılan ölçütler birbirini tutmamaktadır, hasta sayıları küçüktür ve uzun dönem verisi sınırlıdır. Deri kalitesine yönelik yöntemler için boyun ve dekolte gençleştirme sayfasına göz atabilirsiniz.

İLGİLİBoyun & Dekolte Gençleştirme

KAYNAKPMID 36008497PMID 42377479

Bu uygulamanın sınırı

Boyun ip askısı belirgin deri fazlalığını almaz, platisma kasının altındaki yapılara ulaşmaz ve cerrahi boyun germenin yerini tutmaz. Boyun cerrahisiyle ilgili araştırmalar, bu derin yapıların ameliyatla ele alındığını gösteriyor.

Derin katman boyun germe ameliyatlarını inceleyen, 57 çalışmayı ve 8648 hastayı kapsayan bir derlemede yaşlanan boyun, yumuşak dokudaki gevşekliğin artması ve boyun yapılarının yer değiştirmesiyle tanımlanır. Araştırmacılara göre ameliyatsız yöntemlere verilen yanıt değişken olduğu için cerrahi çözümlere ihtiyaç duyulur. Bu ameliyatlarda en sık müdahale edilen yapılar çene altındaki tükürük bezi (submandibular bez), digastrik kaslar ve platisma kasının altındaki yağdır. Bu yapılar, cilt altına yerleştirilen bir ipin hedeflediği katmanda değildir.

Pratikte bunun anlamı şudur: Boyunda sarkan ve katlanan deri fazlalığı belirginse ip bu deriyi almaz. Çene altı dolgunluğunun kaynağı kasın altındaki yağ ya da tükürük beziyse ip bu dolgunluğu azaltmaz. Kasılmayla beliren dikey bantlar kasa bağlıdır ve ayrı bir yöntemle ele alınır. Deri kalitesindeki değişim de ayrıca değerlendirilir.

Cerrahinin de kendi riskleri vardır. Aynı incelemede sinir felci yüzde 0,2 ile yüzde 12, kanama birikimi (hematom) yüzde 0,2 ile yüzde 4 arasında bildirilmiştir. Bu karşılaştırmanın amacı bir yöntemi öne çıkarmak değil, iki yolun neyi hangi bedelle sağladığını görmenize yardımcı olmaktır. Hekim değerlendirir, karar sizindir.

İLGİLİBoyun gençleştirme: boyunda ne değişir?

KAYNAKPMID 39652837

Eriyen ip ile kalıcı ip arasındaki fark

Eriyen ipler zamanla vücutta çözünür, kalıcı ipler ise dokuda kalır. Zaman içinde askılama uygulamalarında kalıcı ipliklerden eriyen ipliklere doğru bir geçiş olmuştur ve bu değişim güvenlik verileriyle birlikte değerlendirilmektedir.

İp askısıyla ilgili kapsamlı bir derlemeye göre, kalıcı çentikli ipliklerin kullanıldığı ilk çalışmalarda yeniden işlem ve komplikasyon oranları yüksek bildirilmiştir; eriyen ipliklerle yapılan yeni tekniklerde ise istenmeyen olaylar daha az bildirilmiş, ancak uzun dönemdeki etkinlik belirsiz kalmıştır. İp malzemelerini inceleyen araştırmacılar da eriyen ve kalıcı iplerin etkinliğini ve süresini tartışır; ip seçerken sürenin tek ölçüt olmadığını vurgular.

Yalnızca eriyen ipleri kapsayan, 19 çalışma ve 1406 hastayı içeren bir derlemede komplikasyon oranlarının malzemeye, ipin yüzey yapısına ve sabitlenme biçimine göre değiştiği görülmüştür. Çentikli ipler düz ya da konik yüzeyli iplere göre, bir noktaya sabitlenmeden bırakılan ipler de sabitlenen iplere göre daha fazla komplikasyonla ilişkilendirilmiştir.

Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO) kullanılır. PLLA poli-L-laktik asidin, PDO polidioksanonun kısaltmasıdır. İp askısı, iplerle yapılan askılama uygulamalarının genel adıdır; Fransız askısı bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir.

İLGİLİFransız Askısı

KAYNAKPMID 30893160PMID 38737945PMID 39442180

Boynun anatomisi neden dikkat ister?

Çene köşesi ve boynun üst bölümü bir geçiş bölgesidir: ipin geçtiği hatta yüz damarları, sinir dalları, kulak altındaki tükürük bezinin (parotis) alt ucu ve deriye yakın seyreden duyu sinirleri bulunur. Bu bölgede güvenliğin temeli, ipin doğru katmanda ilerlemesidir.

Çene altı ip askısının anatomisini inceleyen araştırmacılara göre, ipin çene köşesinin altındaki derin bağ dokusu katmanına sabitlenmesi büyük kulak siniri ve parotis bezi gibi yapılardan uzak durmaya yardımcı olur ve geleneksel kulak arkası sabitlemesine göre daha güvenlidir. Kadavra üzerinde yapılan bir anatomik çalışmada ise kulak arkasına doğru uzanan ip hattının çene köşesi yakınında derin katmanlara yaklaştığı ve yüz damarlarının hemen yanından geçtiği gözlenmiş; bir örnekte atardamarın doğrudan delindiği görülmüştür. Bu çalışmanın yazarları, önerilerinin ileriye dönük klinik çalışmalarla doğrulanması gerektiğini belirtir.

Bu yakınlığın hastalardaki karşılıkları tek tek olgular düzeyinde bildirilmiştir. İp askısına bağlı parotis bezi ya da kanalı yaralanması tanısı konan dokuz hastalık bir seride, hastaların bir kısmında hassasiyet ve şişlik görülmüş, bir kısmında hiçbir belirti olmamıştır; takip edilen hastalarda koruyucu (ameliyatsız) tedaviyle düzelme saptanmıştır. Çene hattındaki sarkma bölgesine yapılan bir askılama sonrasında dil-yutak sinirinde (glossofaringeal sinir) sıkışmaya bağlı hasar gelişen tek bir olgu da yayımlanmıştır.

Yüz anatomisiyle ilgili araştırmalar da damar yollarının, sinir hatlarının, yağ bölmelerinin ve dokuyu yerinde tutan bağların bilinmesinin komplikasyonları azaltmak için gerekli olduğunu vurgular. Bu bilgiler sizi caydırmak için değil, işlemin neden ayrıntılı bir anatomik değerlendirme gerektirdiğini göstermek içindir.

KAYNAKPMID 40511636PMID 42326045PMID 38093502PMID 35291331PMID 39376117

Bilinen riskler

İp askısından sonra en sık bildirilen etkiler şişlik, morarma ve ağrıdır; bunlar çoğunlukla geçicidir. Daha geç dönemde ipin görünmesi ya da ele gelmesi, ciltte çukurlaşma ve yüz hatlarında düzensizlik (kontur düzensizliği) gibi düzeltme gerektirebilen sorunlar da bildirilmiştir.

Yüz ve boyun uygulamalarını birlikte inceleyen, 59 yayını ve 14.222 hastayı kapsayan bir derlemede en sık bildirilen bulgular asimetri (6.143 bildirim), ödem yani şişlik (453) ve morarmadır (407). Ciddi etkiler seyrektir; bunlar arasında his değişiklikleri, saç dökülmesi ve damar ya da bez yaralanmaları vardır. Bulguların çoğu kendiliğinden geriler; ancak kontur düzensizlikleri, damar ve bez yaralanmaları, enfeksiyon ve iltihabi tepkiler bu genellemenin dışında kalır.

Toplam 26 çalışmayı ve 2.827 hastayı bir araya getiren bir analizde şu oranlar bildirilmiştir: şişlik yüzde 34, morarma yüzde 26, ipin görünür ya da ele gelir olması yüzde 10, ciltte çukurlaşma yüzde 7. Ancak çalışmaların sonuçları arasında büyük farklar vardır. Yalnızca eriyen ipleri kapsayan derlemede en seyrek bildirilen komplikasyonlar kanama birikimi (yüzde 0,64), his değişikliği (yüzde 1,14) ve enfeksiyondur (yüzde 2,49). Ameliyatsız yüz uygulamalarını karşılaştıran bir başka analizde, eriyen iplerle yapılan askılamada tedaviyle ilişkili istenmeyen olay sıklığı yüzde 20 olarak hesaplanmış; en sık ağrı ve morarma bildirilmiştir.

Bu sayılar ağırlıklı olarak yüz uygulamalarına aittir; boyuna özgü ayrı bir orana rastlanmamıştır ve bu sayılar kliniğin kendi verisi değildir. Komplikasyonları inceleyen araştırmacılara göre sık görülen sorunlar çoğu zaman uygun olmayan teknikten ya da anatomik etkenlerden kaynaklanır; kalıcı ya da ağır olgular masaj, enjeksiyonlar, botulinum toksin ya da cerrahi girişimle tedavi edilir.

Kan sulandırıcılar, antiagregan (kan pulcuklarının kümelenmesini önleyen) ilaçlar ve kanamayı etkileyebilecek takviyeler işlemden önce sorulur; reçeteli ilaçlar hasta tarafından kendi kararıyla kesilmez, gerekirse ilgili hekimin görüşü alınarak işlem planlanır ya da ertelenir. Uygulamadan önce bu risklerin size anlatılmış olması gerekir.

İLGİLİAskı ipi sonrası nelere dikkat edilir?

KAYNAKPMID 34699439PMID 41988336PMID 39442180PMID 41047572PMID 39760325

İp askısının daha sonraki bir boyun ameliyatına etkisi

Ameliyatsız boyun uygulamaları, ileride boyun germe ameliyatı gündeme gelirse ameliyatı zorlaştırabilir. Karar verirken çoğu zaman konuşulmayan bu konu araştırmalarda bildirilmiştir ve ip askısını da kapsar.

Tek bir cerrahın bir yıl içinde yaptığı 180 boyun germe ameliyatının geriye dönük incelendiği bir çalışmada, hastaların 123'üne (yüzde 68) daha önce boyuna yönelik bir uygulama yapılmıştı. Bunlar arasında önceki boyun ameliyatlarının yanı sıra yağ eritici enjeksiyonlar, soğutarak yağ azaltma, enerji tabanlı cihazlar ve polidioksanon iplerle yapılan askılama da vardı. Daha önce ameliyatsız uygulama yaptırmış hastalarda ameliyat sırasında doku sertleşmesi (fibrozis), doğal doku katmanlarının kaybı, platisma kası ve derin bağ dokusunda katılık ve öngörülemeyen yağ dağılımı saptanmış; tüm olgularda ameliyat süresi uzamıştır.

Bu çalışmanın sınırları açıktır: bulgular ip askısı için ayrıca incelenmemiştir, tek bir cerrahın hastalarını kapsar ve yazarların belirttiği kanıt düzeyi IV'tür. Yine de yazarlar bu durumun öngörülmesini ve hastanın işlemden önce bilgilendirilmesini önerir. Bu nedenle iple askılamayı düşünürken, ileride olası bir ameliyatı da birlikte konuşmak gerekir.

KAYNAKPMID 40712094

Karar nasıl verilir

Boyunda karar yöntemle değil, bulguyla başlar. Aynı boyunda gevşeme, kas bantları, deri kalitesindeki değişim ve kasın altındaki dolgunluk bir arada bulunabilir; ip askısı bunlardan yalnızca birine, yerinden inmiş dokuya yöneliktir.

Muayenenin bir sırası vardır: önce hangi bulgunun ön planda olduğu belirlenir, ardından iple askılamanın bu bulgu için neyi yapabileceği ve neyi yapamayacağı konuşulur. Bu ikinci adım atlanırsa ilki eksik kalır. Bir akım, bir fotoğraf ya da başka birinin sonucu bu görüşmede başlangıç noktası olabilir, ama ölçüt olamaz.

Buradaki bilgiler geneldir ve muayenenin yerini tutmaz. Değerlendirme ve öneri hekiminizden gelir, karar ise sizindir. Başka bir yöntemi seçmek, ip askısını başka bir uygulamayla birlikte düşünmek ya da hiçbir uygulama yaptırmamak da bu kararın parçasıdır ve her biri eşit derecede geçerli bir sonuçtur.

İLGİLİBir uygulamadan önce ne sorulmalı?

KLİNİĞİN YAKLAŞIMI

Bu klinikte nasıl planlanır?

İp askılama uygulamalarında yüz anatomisi, doku yapısı ve sarkmanın yönü değerlendirilerek ihtiyaç duyulan bölgeler belirlenir. Kullanılacak ip tekniği, ip sayısı ve uygulama yönleri kişiye özel planlanır; gerektiğinde birden fazla bölge birlikte ele alınabilir.

SINIRLAR

Bu uygulama
neyi yapmaz?

Boyun ip askısı, boyundaki hafif ve orta derecede gevşemede dokuyu yeniden konumlandırmayı amaçlayan bir uygulamadır. Belirgin deri fazlalığını almaz, boyun kası (platisma) kasıldığında beliren dikey bantları gidermez ve deri kalitesini tek başına değiştirmez. Kasın altındaki yağdan ya da tükürük bezinden kaynaklanan dolgunluğa da ulaşmaz. Boyuna özgü veriler küçük ve kontrol grubu olmayan hasta serileriyle sınırlıdır; etkinin ne kadar sürdüğü henüz netleşmemiştir. Cerrahi boyun germenin yerini tutmaz. Hekim değerlendirir, karar sizindir.

Kimler için uygun değildir?

Uygulanmaz

  • Gebelik dönemi
  • Uygulama alanında aktif enfeksiyon
  • Uygulama alanında ciddi cilt problemi

Hekim değerlendirmesi gerektirir

  • Kanama-pıhtılaşma bozuklukları
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
  • Bağışıklık sistemi hastalıkları
  • Önemli kronik hastalıklar

Uygunluk, kişinin sağlık durumu ve doku yapısına göre belirlenir.

Uygulama sonrası

  • İlk 24 saat makyaj önerilmez.
  • İlk hafta ağır spor, sauna/hamam, yoğun sıcak ve uygulama bölgesine masaj ya da baskıdan kaçınılmalıdır.
  • Özellikle yüz askılama sonrası yaklaşık 1 ay sert gıdalar, aşırı çiğneme ve ağzı çok geniş açmayı gerektiren hareketler sınırlandırılmalıdır.

HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?

Beklenenden fazla veya giderek artan ağrı, şişlik, kızarıklık ya da olağan dışı bir durum fark ederseniz klinikle iletişime geçin. Nefes almada güçlük veya ciddi alerjik reaksiyon gibi ani ve ciddi bir durumda 112’ye başvurun.

Sık sorulanlar

  • Boyun ip askısı gıdıyı (çene altı dolgunluğunu) giderir mi?
    Bu, dolgunluğun kaynağına bağlıdır. Çene altı dolgunluğunun birden fazla nedeni vardır; bu yüzden planın yağ miktarına, platisma kasının tipine ve kişinin anatomisine göre yapılması önerilir. Dolgunluğun kaynağı platisma kasının altındaki yağ ya da tükürük beziyse, bu yapılar cilt altına yerleştirilen bir ipin hedeflediği katmanda değildir; boyun cerrahisinde ameliyatla ele alınır. Belirgin deri fazlalığını da ip almaz. Hangi etkenin ön planda olduğu muayenede belirlenir.
  • Boynumdaki dikey bantlar ip askısıyla düzelir mi?
    Hayır, bu bantlar ip askısının hedeflediği bir sorun değildir. Kas kasıldığında boynun ön yüzünde beliren dikey bantlar, platisma adı verilen ince boyun kasının belirginleşmesiyle ilgilidir. Deri gevşekliği az, bantları belirgin olan kişilerde botulinum toksin enjeksiyonu gündeme gelir; üç randomize kontrollü çalışmayı birleştiren bir analizde plaseboya göre anlamlı düzelme bildirilmiştir. Aynı boyunda gevşeme ve bant birlikte bulunabilir; bu durumda iki bulgu ayrı ayrı değerlendirilir.
  • Boyun ip askısının etkisi ne kadar sürer?
    Araştırmalarda bu soruya boyuna özgü net bir yanıt yoktur. İp askısıyla ilgili çalışmaları inceleyen bir derlemeye göre, bu çalışmaların büyük çoğunluğunda kaldırma etkisinin kalıcılığı çok sınırlı kalmıştır. Alt yüz ve çene altında eriyen iplerle yapılan bir çalışmada da eriyen iplerin görünür kaldırma etkisinin kalıcı iplerdeki kadar uzun sürmediği ve ipliklerin altıncı aydan itibaren emilmeye başladığı belirtilmiştir. Kliniğin boyun uygulamasına ilişkin kendi gözlemlerini muayenede sorabilirsiniz.
  • Boyun ip askısı boyun germe ameliyatının yerine geçer mi?
    Hayır, boyun ip askısı boyun germe ameliyatının yerini tutmaz. İple askılama hafif ve orta derecede gevşeme için tanımlanmış bir yöntemdir; bu alandaki araştırmaları değerlendiren bir derleme de yöntemin henüz cerrahi yüz germenin alternatifi olarak benimsenmemesi gerektiği sonucuna varmıştır. Derin katman boyun germe ameliyatlarında en sık müdahale edilen yapılar çene altındaki tükürük bezi (submandibular bez), digastrik kaslar ve platisma kasının altındaki yağdır; bunlar ipin hedeflediği katmanda değildir. Cerrahinin de kendi riskleri vardır. İki yöntem aynı işi farklı ölçekte yapmaz; farklı işler yapar.
  • Boyun ip askısından sonra hangi yan etkiler görülebilir?
    İp askısından sonra en sık bildirilen yan etkiler şişlik, morarma ve ağrıdır; bunlar çoğunlukla geçicidir. Daha geç dönemde ipin görünmesi ya da ele gelmesi, ciltte çukurlaşma ve kontur düzensizliği gibi düzeltme gerektirebilen sorunlar da bildirilmiştir. Seyrek olarak his değişikliği, enfeksiyon ve tükürük bezi ya da damar yaralanması görülen olgular da yayımlanmıştır. Bu veriler çoğunlukla yüz uygulamalarından gelir ve kliniğin kendi verisi değildir. İşlem sonrası bakım ve kontrol planını muayenede sorabilirsiniz.
  • Klinikte boyun ip askısında hangi ipler kullanılıyor?
    Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO) kullanılır. PLLA poli-L-laktik asidin, PDO polidioksanonun kısaltmasıdır. İp askısı, iplerle yapılan askılama uygulamalarının genel adıdır ve Fransız askısı bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir. Boyunda hangi ipin ve hangi tekniğin kullanılacağı muayenede belirlenir.
  • Boyun ip askısı yaptırırsam ileride boyun ameliyatı olabilir miyim?
    Daha önce ip askısı yaptırmış hastaların boyun ameliyatı olduğu bildirilmiştir; ancak ameliyat zorlaşabilir. Bir cerrahın 180 boyun germe ameliyatını geriye dönük incelediği çalışmada, daha önce iple askılama dahil ameliyatsız boyun uygulamaları yaptırmış hastalarda ameliyat sırasında doku sertleşmesi, doku katmanlarının kaybı ve öngörülemeyen yağ dağılımı saptanmış, ameliyat süresi uzamıştır. Bulgular ip askısı için ayrıca incelenmemiştir ve tek bir cerrahın hastalarına dayanır. İleride ameliyat olmayı düşünüyorsanız, bu konuyu karar vermeden önce konuşmanız gerekir.

Kaynaklar

Bu kaynakların tamamı ve doğrulama yöntemi

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:

Devamı

Dr. Meltem Ayran, kliniğinde

İLK GÖRÜŞME

Boyun İp Askısı size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.

İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.

Çerez tercihleri

Bu sitede zorunlu olanlar dışındaki çerezler yalnızca izninizle çalışır. Analiz ve reklam ölçümüne izin verip vermemeyi seçebilir, kararınızı sayfanın altındaki “Çerez tercihleri” bağlantısından istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası