İP ASKILAMA
Yüz İp Askısı
Yüz ip askısı, cilt altına yerleştirilen tıbbi iplerle aşağı inmiş yüz dokusunun yukarı doğru desteklenmesidir. Çalışmalarda hafif ve orta derecede gevşeme için tanımlanmıştır. Deri fazlasını almaz, cerrahi yüz germenin yerini tutmaz ve uzun dönem etkinliğine dair veri sınırlıdır.

- UYGULAMA GRUBU
- İp Askılama
- İLGİLİ BÖLGELER
- Orta yüzÇene hattıKaş ve boyun
- BİLİMSEL KAYNAKLAR
- 27 yayın
RANDEVU
Yüz İp Askısı uygulamasının size uygun olup olmadığını, kapsamını ve olası risklerini muayenede konuşalım.
Telefonla arayınWhatsApp’tan yazın+90 530 925 24 78
- Bir bakışta
- Yüz ip askısı nedir?
- Hangi durumlarda gündeme gelir?
- İp türleri: malzeme ve yüzey yapısı
- İp dokuda nasıl etki eder?
- Orta yüz
- Çene hattı
- Kaş ve boyun
- Kanıt ne gösteriyor?
- Bu uygulamanın sınırı
- Yüz anatomisi ve güvenlik
- Bilinen riskler
- Dolgu ve diğer uygulamalarla birlikte kullanım
- Karar nasıl verilir
- Bu klinikte nasıl planlanır?
- Sınırlar ve kimlere uygulanmaz
- Uygulama sonrası
- Sık sorulanlar
- Kaynaklar
BİR BAKIŞTA
Klinikteki uygulama
- Ürün sınıfı
- Emilebilir medikal ipler (PDO / PLLA vb.)
- Seans
- Genellikle 1 seans
- İşlem süresi
- Yaklaşık 30–45 dakika
- Etki süresi
- Kullanılan ip, uygulama bölgesi ve kişisel faktörlere göre değişir; ortalama 3–4 yıl
- Anestezi
- Lokal anestezi
- Kontrol
- Genellikle 2–4 hafta sonra
Kullanılacak ip tipi, ip sayısı ve teknik bölgeye göre değişir.
Yüz ip askısı nedir?
Yüz ip askısı, cilt altına yerleştirilen tıbbi iplerle aşağı inmiş yumuşak dokunun yukarı doğru desteklenmesidir. Genellikle cerrahi kesi gerektirmez ve deri çıkarılmaz. Bu yönüyle cerrahi yüz germeden ayrılır: ikisi aynı işlemin hafif ve ağır hâli değil, farklı ölçekte etki eden iki ayrı yaklaşımdır.
Araştırmalarda anlatılan teknikte, yüzeyinde çentikler bulunan ipler belirli hatlar boyunca yerleştirilir ve yüzün yüzeysel kas-bağ dokusu tabakası (SMAS) bu yolla yukarı taşınır. İp, cilt altında bir destek yapısı gibi çalışır: dokuya tutunur ve sarkmış dokuyu mekanik olarak yeniden konumlandırır. Yani ip hacim eklemez; var olan dokunun yerini değiştirir.
Şunu bilmenizde yarar var: ip askısını destekleyen bilimsel veri henüz sınırlıdır ve bu alandaki çalışmaların birçoğunun yöntemsel zayıflıkları vardır. Öte yandan yüz anatomisini iyi bilen bir hekim uyguladığında görece düşük riskli bir işlem olarak kabul edilir; tek başına ya da dolgu, kas gevşetici enjeksiyonlar veya cerrahi yöntemlerle birlikte planlanabilir.
“İp askısı” adı tek bir tekniği değil, bir yöntem ailesini anlatır. Klinikte bu ad, iplerle yapılan askılama uygulamalarını kapsayan genel bir terim olarak kullanılır; Fransız askısı da bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir. Orta yüz, çene hattı, kaş, göz dış köşesi, boyun, burun ve üst dudak gibi bölgelere özgü ayrıntıları ilgili sayfalarda bulabilirsiniz.
İLGİLİFransız Askısı
Hangi durumlarda gündeme gelir?
- Yanak ve orta yüz dokusunun aşağı doğru yer değiştirmesi.
- Çene hattının belirginliğini yitirmesi ve bu hat üzerinde sarkma.
- Kaşın aşağı inmesi (kaş düşüklüğü).
- Boyun bölgesinde gevşeme.
- Hafif ve orta derecede yumuşak doku sarkması.
- Bu liste, uygulamanın hangi durumlarda gündeme geldiğini gösterir; size uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.
İp türleri: malzeme ve yüzey yapısı
Askı iplerini birbirinden ayıran iki temel özellik vardır: malzemenin vücutta zamanla çözünüp çözünmediği ve ipin yüzeyinde dokuya tutunmayı sağlayan çentikler bulunup bulunmadığı. Zaman içinde tercih, çözünmeyen iplerden emilebilir, yani zamanla çözünen iplere doğru kaymıştır. Çalışmalar, malzeme ve yüzey yapısının bildirilen yan etki sıklığıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Emilebilir ipler polidioksanon (PDO), poli-L-laktik asit (PLLA) ve polikaprolakton (PCL) gibi malzemelerden ya da bunların karışımlarından üretilir. Orta ve alt yüzde yapılan çalışmalarda en sık incelenen malzeme polidioksanondur; onu poli-L-laktik asit ve polikaprolakton karışımı izler. Bu karışım uzun süredir emilebilir cerrahi dikiş olarak kullanılıyor; vücutla uyumu (biyouyumluluğu) ve vücutta nasıl yıkıldığı iyi tanımlanmıştır.
İkinci ayrım yüzey yapısıdır. Askılama için çoğunlukla çentikli iplerden söz edilir (İngilizce kaynaklarda “barbed” ya da “cog”); bunların yanında düz ve koni biçimli çıkıntılar taşıyan ipler de kullanılır. Farklı emilebilir ipleri karşılaştıran bir derlemede çentikli iplerle, düz ya da koni biçimli iplere göre daha fazla komplikasyon bildirilmiştir. Bir noktaya sabitlenmeden yerleştirilen iplerde de sabitlenenlere göre daha fazla komplikasyon görülmüştür.
Kalıcı, yani çözünmeyen ipler için tablo farklıdır. Bu iplerle yapılan erken dönem çalışmalarda yüksek revizyon (düzeltme işlemi) ve komplikasyon oranları bildirilmiş; emilebilir iplerle geliştirilen tekniklerde istenmeyen etkilerin daha az olduğu görülmüştür. Birçok çalışmanın verisini birleştiren bir meta-analizde emilebilir ipler, çözünmeyen iplere göre his değişikliği (%3,1'e karşı %11,7) ve ipin deriden dışarı çıkması (%1,6'ya karşı %7,6) açısından anlamlı olarak daha düşük riskle ilişkili bulunmuştur.
Malzemeleri teknik ve mekanik açıdan karşılaştıran araştırmacılara göre ip seçiminde yalnızca ipin vücutta kalma süresine bakmak yeterli değildir; başka etkenler de birlikte değerlendirilmelidir. Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO) kullanılır. Hangi ipin hangi bölgede kullanılacağı muayenede belirlenir.
KAYNAKPMID 30893160PMID 39442180PMID 39662017PMID 33469333PMID 33821308PMID 38737945
İp dokuda nasıl etki eder?
İpin iki ayrı etkisinden söz edilir: dokuya tutunarak sağladığı mekanik yeniden konumlandırma ve ipin çevresinde zamanla gelişen doku yanıtı. Kaldırma işini yapan birincisidir; ikincisinin insan yüzündeki katkısı ve süresi hakkında veri sınırlıdır. Bu ayrım, işlem gününde gördüğünüz etkiyle haftalar sonra kalan etkinin neden aynı olmayabileceğini açıklar.
Mekanik etki, çentiklerin cilt altındaki dokuya tutunmasıyla ortaya çıkar; ip, sarkmış dokuyu uzandığı hat boyunca taşır. Yüzün anatomik noktalarını ele alan bir incelemeye göre yağ bölmelerinin doğru yönlendirilmesi, yaşa bağlı değişikliklerin ele alınmasına yardım eder. Dokuyu yerinde tutan bağların (retaining ligament) işe katılması ise dokuyu bozmadan, sürdürülebilir bir askılama için çok önemlidir. Kısacası sonucu ipin kendisi kadar, hangi katmana ve hangi yönde yerleştirildiği de belirler.
Doku yanıtıyla ilgili en net veriler hayvan çalışmalarından geliyor. Ultraviyole ışınla yaşlandırılmış sıçan derisinde yapılan bir çalışmada polidioksanon, poli-L-laktik asit ve polikaprolakton iplerin üçü de dermisteki (derinin orta katmanı) kolajen yoğunluğunu artırmış; polikaprolakton diğer ikisinden daha etkin bulunmuştur. Ancak bu bir sıçan sırt derisi modelidir; sonuçları insan yüzüne, ipin sağlayacağı kaldırmaya ya da etkinin süresine doğrudan aktarılamaz.
İnsanda yapılan küçük bir randomize çalışma bu ayrımı somutlaştırıyor. Yirmi iki kişinin katıldığı çalışmada yüzün her yarısına üç ya da altı polidioksanon ip yerleştirilmiş; iki grup arasında doku yer değiştirmesi, hacim değişimi ve memnuniyet açısından anlamlı fark bulunmamıştır. İlk dönemde görülen hacim ve doku yer değiştirmesindeki iyileşme altmışıncı güne gelindiğinde azalmıştır. Araştırmacılar, kolajen uyarımının kalıcı etkiye katkısını anlamak için daha uzun takipli çalışmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
İLGİLİYüz neden sarkar?
Orta yüz ve yanak
Orta yüz, ip askısının en sık uygulandığı bölgeler arasında bildiriliyor. Bu bölgede konuşulan başlıca bulgu, yanak dokusunun aşağı doğru yer değiştirmesidir. Ancak orta yüzdeki değişim yalnızca sarkmadan değil, hacim kaybından da kaynaklanabilir; bu ikisi muayenede birbirinden ayrılır. Orta yüzde iple askılamayı inceleyen bir pilot çalışmada da hacmin bu bölgede temel hedef olmayı sürdürdüğü belirtilmiştir.
Bu çalışmada orta yüzünde hafif ve orta derecede sarkma olan altı kişi izlenmiştir. Emilebilir iplerle yapılan askılamadan sonra ölçülen hacim değişimleri, yaklaşık bir yıllık takipte başlangıca göre anlamlı düzeyde kalmıştır. Ancak bu, sonuçları yalnızca aynı kişilerin işlem öncesi ölçümleriyle karşılaştıran çok küçük bir seridir; bir süre vaadi olarak okunmamalıdır. Emilebilir ipleri karşılaştıran bir sistematik derlemede ise şişlik ve morarmanın orta yüz uygulamalarıyla daha sık ilişkili olduğu bildirilmiştir.
Orta yüze özgü anatomi, ip yönleri ve bu bölgede hacim kaybıyla sarkmanın nasıl ayırt edildiği Orta Yüz Askılama sayfasında ayrıntılı olarak anlatılıyor. Genel çerçeve şöyle özetlenebilir: orta yüzde ip, aşağı inmiş dokuyu taşır; kaybolmuş hacmi yerine koymaz.
İLGİLİOrta Yüz Askılama
Çene hattı ve alt yüz
Çene hattı da iple askılamanın en sık uygulandığı bölgeler arasında bildiriliyor. Burada söz konusu olan, çene hattının belirginliğini yitirmesi ve bu hat üzerinde sarkma oluşmasıdır. Çene ucunun kemik yapısı ya da çene altındaki yağ birikimi ise ayrı konulardır ve muayenede ayrıca değerlendirilir.
Çene hattında hafif ve orta derecede sarkması olan sekiz kişiyle yapılan bir pilot çalışmada, polilaktik asit ve polikaprolakton ipleriyle askılama yapılmıştır. Kulak önündeki çıkıntı ile ağız köşesi altındaki çizgi ve çene hattı sarkması noktaları arasındaki yüzey mesafeleri, hem işlemin hemen ardından hem de ortalama 8,16 aylık takipte başlangıca göre anlamlı biçimde iyileşmiştir. Ancak bu da sonuçları yalnızca işlem öncesi ölçümlerle karşılaştıran çok küçük bir seridir; yöntemin bu bölgede uzun dönemde nasıl seyrettiğini göstermez.
Bu bölgede dikkat gerektiren anatomik yapılar, aşağıdaki Yüz anatomisi ve güvenlik bölümünde ayrıca anlatılıyor. Çene hattına özgü askılama teknikleri, çene ucu ve çene altıyla ilişkisi ve bu bölgede dolgu ile askının farkı ise alt yüz ve jawline askılaması sayfasında ele alınıyor. Kısaca: ip çene hattı üzerindeki sarkmış dokuyu taşır; kemik yapısını ya da yağ dokusunu değiştirmez.
Kaş, göz çevresi ve boyun
Kaş ve boyun da ip askısının sık uygulandığı bölgeler arasındadır. Kaşın konumundaki değişim, yüz yaşlanmasının erken görülen bulgularından biri olarak kabul edilir; boyunda ise söz konusu olan gevşemedir.
Kaşta hafif ve orta derecede düşüklüğü olan ya da düşüklüğü olmayan 38 kadının izlendiği bir seride, çentikli iplerle kaş askılamasından sonra hastaların kendi değerlendirmelerine dayanan ölçek puanları altıncı ve on ikinci ayda başlangıca göre yüksek bulunmuş, ciddi komplikasyon görülmemiştir. Bu seride karşılaştırma grubu yoktur ve hastaların tümü tek bir kurumdandır; on ikinci aydaki puan artışı genç kadınlarda daha belirgin bildirilmiştir.
Göz dış köşesine ve kaş kuyruğuna yönelik, günlük dilde “fox eyes” ya da “cat eyes” diye anılan uygulamalar da bu ailenin içindedir. Bu adlar bir estetik akımdan gelir; bu sayfa belirli bir göz biçimini hedef olarak önermez. Kaş, göz dış köşesi, boyun, burun ve üst dudak uygulamaları, kendi kanıt düzeyleriyle birlikte ilgili sayfalarda anlatılıyor.
İLGİLİKaş Askılama
Kanıt ne gösteriyor?
Araştırmalar, ip askısından hemen sonra ölçülebilir bir iyileşme bildiriyor. Etkinin ne kadar sürdüğüne dair uzun dönem veri ise sınırlıdır; bu alandaki yayınlar da bunu açıkça belirtir. Aşağıdaki bulgular size özel bir sonucu değil, bilimsel verilerin bugünkü durumunu yansıtır.
Orta ve alt yüzde emilebilir ipleri inceleyen 2025 tarihli bir sistematik derleme, toplam 818 hastayı kapsayan on iki çalışmayı değerlendirmiştir. Tüm çalışmalarda estetik iyileşme ve kırışıklık ölçeklerindeki puanlar işlemin hemen ardından iyileşmiştir. En uzun takip süresi iki yıldır ve komplikasyonlar hafiftir. Derlemenin vardığı sonuç şudur: uygun hastada ip hemen etkilidir ve tehlikeli komplikasyon riski düşüktür, ancak uzun dönem etkinlik verisi eksiktir.
Daha eski iki derleme daha temkinlidir. 2018 tarihli bir sistematik derlemede incelenen on iki çalışmanın ikisi dışında tümünde kaldırma etkisi ancak çok sınırlı bir süre korunmuştur; olumlu sonuç bildiren iki çalışma ise ip üreticisi firmalarca desteklenmiştir. 2021 tarihli bir başka derlemede 192 yayın taranmış, yirmi klinik ve iki deneysel çalışma incelenmiştir; yöntem ümit verici görünse de kullanımını destekleyecek yeni bir kanıt eklenmediği sonucuna varılmıştır.
Hasta memnuniyeti de aynı yönü gösteriyor. Yirmi altı çalışmayı birleştiren bir meta-analizde memnuniyet oranı işlemden hemen sonra %98 iken altıncı ayda %88'e gerilemiştir. Araştırmacılar, ip askısının gençleştirici etkisinin uzun dönemde korunamayabileceğinin işlemden önce hastayla konuşulmasını öneriyor. Bu nedenle bu sayfada hiçbir ip türü için süre ya da kalıcılık rakamı verilmez.
Bu uygulamanın sınırı
Yüz ip askısı cerrahi yüz germenin yerini tutmaz. Çentikli iplerle askılamayı inceleyen bir derlemeye göre düzeltmenin ulaşabileceği en yüksek düzey, sonuçların ne kadar sürdüğü ve ipin dokuda uzun süre kalmasının sonuçları henüz netleşmemiştir. Bu nedenle yöntemin şimdilik cerrahi yüz germeye alternatif olarak benimsenmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İkinci sınır, yüzdeki bulgunun türüyle ilgilidir. İp dokuyu taşır; deri fazlasını almaz ve kaybolmuş hacmi yerine koymaz. Yukarıda aktarılan bölgesel çalışmalar hafif ve orta derecede sarkması olan kişilerle yapılmıştır; bu veriler ileri derecede sarkma ve belirgin deri fazlalığı olan yüzlere aktarılamaz. Böyle durumlarda cerrahi seçenekleri ilgili uzmanlık alanı değerlendirir.
Üçüncü sınır yaşla ilgilidir. Yirmi altı çalışmayı birleştiren bir meta-analizde 50 yaş üzerindeki hastalarda ciltte çukurlaşma (%16'ya karşı %5,6) ve enfeksiyon (%5,9'a karşı %0,7) riski, daha genç hastalara göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Polidioksanon iplerle yapılan 2000 işlemi inceleyen çok kurumlu bir çalışmada ileri yaş ve kullanılan ip sayısı, komplikasyonların bağımsız belirleyicileri (diğer etkenlerden ayrı olarak da riskle ilişkili bulunan etkenler) olarak saptanmıştır. 1500 hastalık başka bir çok kurumlu çalışmada ise aynı etkenler, yetersiz sonuç nedeniyle yeniden başvurunun bağımsız belirleyicileri olarak bulunmuştur.
Dördüncüsü: daha fazla ip, daha iyi sonuç anlamına gelmez. Küçük bir randomize çalışmada yüzün her yarısına üç yerine altı ip yerleştirilmesi, kalıcı kaldırma etkisini ya da memnuniyeti anlamlı olarak değiştirmemiştir. Bu sınırlar uygulamanın yapılmaması gerektiği anlamına gelmez; beklentinizi nereye kurmanız gerektiğini gösterir. Hekim değerlendirir, karar sizindir.
İLGİLİDolgu mu, askı ipi mi?
KAYNAKPMID 28549872PMID 34084008PMID 33840127PMID 33821308PMID 42236870PMID 41050972PMID 40236886
Yüz anatomisi ve güvenlik
İp, yüzdeki damar, sinir ve tükürük bezi yapılarının yakınından geçirilir; bu yüzden güvenliği belirleyen başlıca etken anatomi bilgisidir. Yüz damarlarının dikkatle izlenmesi kanama ve morarma riskini azaltmak için, yüz sinirinin seyrinin bilinmesi ise yüzde güçsüzlüğe ya da felce yol açabilecek sinir hasarı riskini azaltmak için gereklidir.
Komplikasyonları derleyen bir incelemeye göre enfeksiyon, granülom (vücudun yabancı maddeye karşı oluşturduğu küçük iltihabi doku kümesi), ipin yer değiştirmesi, sinir hasarı ve parotis bezi yaralanması gibi ciddi sorunlar seyrektir; ancak ortaya çıktıklarında tedavide belirgin güçlük yaratır. Sık görülen sorunlar ise çoğunlukla uygun olmayan teknik ya da anatomik etkenlerle ilişkilidir. Bu sorunların riskini azaltmada işlem öncesi planlama, ipin doğru yerleştirilmesi ve kişiye özel planlama önemlidir.
Parotis, kulak önünde ve alt yüzün yan bölümünde yer alan büyük tükürük bezidir. İp askısından sonra parotis bezinde delinme görülen sekiz hastayı ve bez kanalında yaralanma görülen bir hastayı bildiren bir seride başlıca bulgular hassasiyet ve şişliktir; bir kısım hastada ise belirti görülmemiştir. Kanal yaralanmasında şiddetli şişlik ve ağrı görülmüştür. Belirtilerin şiddeti ve süresi farklı olsa da olgularda koruyucu (konservatif) tedaviyle düzelme izlenmiştir. Bunlar olgu düzeyindeki bildirimlerdir; seyrek görülmeleri, riskin yok sayılabileceği anlamına gelmez.
Bilinen riskler
İp askısından sonra en sık bildirilen etkiler şişlik, morarma ve ağrıdır; bunlar çoğunlukla geçicidir. Tıbbi önemi daha büyük olabilecek geç dönem bulgular arasında ciltte çukurlaşma, ipin görünür ya da elle hissedilir olması ve ipin yer değiştirmesi sayılır. İpin deriden dışarı çıkması, enfeksiyon ve his değişikliği de bildirilmiştir. Sinir ve tükürük bezi yaralanmaları ise seyrek bildirilir.
2026 tarihli, 2.827 hastayı kapsayan yirmi altı çalışmalık bir meta-analizde şişlik %34, morarma %26, ipin görünür ya da elle hissedilir olması %10, ciltte çukurlaşma %7 oranında bildirilmiştir. Araştırmacılar ilk dört haftada görülen şişlik, ağrı ve morarmayı erken; dört haftadan uzun süren görünür ip, çukurlaşma ve ipin yer değiştirmesini ise geç dönem komplikasyonlar olarak ayırır. Tıbbi önemi daha büyük olanların geç dönem bulgular olabileceğini de belirtirler.
Oranlar çalışmadan çalışmaya belirgin biçimde değişir; aynı meta-analizde çalışmalar arasındaki farklılık yüksek bulunmuştur. 2021 tarihli bir başka meta-analizde birleştirilen oranlar şöyledir: şişlik %35, çukurlaşma %10, his değişikliği %6, ipin görünür ya da hissedilir olması %4, enfeksiyon %2 ve ipin dışarı çıkması %2.
Yüz ve boyun uygulamalarını birlikte inceleyen, 14.222 hastayı kapsayan bir sistematik derlemede en sık bildirilen bulgu asimetridir (yüzün iki yarısı arasında görünüm farkı). Bu derlemede ciddi yan etkiler seyrek görülmüştür ve his değişikliği, saç dökülmesi, damar ve bez yaralanmalarından oluşmuştur. Bulguların çoğu kendiliğinden gerilemiştir; ancak kontur düzensizlikleri, damar ve bez yaralanmaları, enfeksiyon ve iltihabi (inflamatuvar) yanıtlar bu genellemenin dışında kalır.
Polidioksanon iplerle yapılan 2000 işlemi inceleyen çok kurumlu çalışmada genel komplikasyon oranı %12,4 olarak bulunmuştur; en sık bulgular ciltte çekilme (%6,35), asimetri (%2,9) ve ağrıdır (%1,75). Başka kurumlarda yapılan ip askısından sonra komplikasyon nedeniyle başvuran 190 hastalık bir seride en sık sorunlar sırasıyla ciltte çukurlaşma, kontur düzensizliği, görünür ip ve ipin dışarı çıkmasıdır. Araştırmacılar başlıca nedenler olarak yüz anatomisinin yeterince bilinmemesini ve deneyimsiz uygulamayı gösterir.
Enfeksiyon seyrek görülür ama ciddi olabilir. Polidioksanon ip uygulamasından sonra iplerin uzandığı hat boyunca apse gelişen bir olguda, antibiyotik tedavisinin ardından iplerin cerrahi olarak çıkarılması gerekmiş; ipler kırılgan olduğu için birden fazla kesi yapılmıştır. İşlemden önce kan sulandırıcı ve antiagregan (kan pulcuklarının kümelenmesini önleyen) ilaçlar ile kanamayı etkileyebilecek takviyeler sorulur; reçeteli ilaçlar hasta tarafından kendi kararıyla kesilmez, gerekirse ilgili hekimin görüşü alınarak işlem planlanır ya da ertelenir.
İLGİLİAskı ipi sonrası nelere dikkat edilir?
KAYNAKPMID 39760325PMID 41988336PMID 33821308PMID 34699439PMID 42236870PMID 34549008PMID 35265439
Dolgu ve diğer uygulamalarla birlikte kullanım
İp askısı çoğu zaman tek başına değil, başka uygulamalarla aynı plan içinde düşünülür. Çünkü farklı bulgular farklı yöntemlere yanıt verir: ip yer değiştirmiş dokuyu taşır, dolgu kaybolmuş hacmi yerine koyar, kas gevşetici enjeksiyonlar ise mimiklerle oluşan çizgilere yöneliktir.
Japonya'da bir estetik cerrahi grubuna bağlı yüzü aşkın kurumda beş yılda yapılan 111.948 yüz ip askısı işlemini inceleyen bir çalışmada, hastaların %60'tan fazlasına iple birlikte dolgu ya da botulinum toksin gibi ek uygulamalar yapılmıştır. En sık kullanılan kombinasyon, polidioksanon ve polikaprolakton iplerin birlikte kullanımıdır. Aynı çalışmada zaman içinde hasta yaşının yükseldiği ve çözünmeyen ip kullanımının arttığı da bildirilmiştir.
Dolgu, ip ve botulinum toksinin birlikte kullanımını ele alan bir derleme, bu uygulamaların yüzde yapıldığı temel anatomik noktalar ve uygulamalar arasındaki zamanlama için yol gösterici öneriler sunar. Ancak bu öneriler uzman deneyimine dayanır; birlikte kullanımın tek tek uygulamalardan üstün olduğunu gösteren kontrollü bir karşılaştırma değildir. Hangi uygulamanın hangi sırayla gündeme geleceği muayenede belirlenir.
İLGİLİKombine Yüz Gençleştirme
Karar nasıl verilir
Muayenede sıra bellidir: önce ne yapılabileceği, sonra ne yapılamayacağı konuşulur. Yüz ip askısında ikinci kısım özellikle önemlidir, çünkü ip tek bir soruya cevap verir: aşağı inmiş dokunun yeniden konumlandırılması. Hacim kaybı, deri kalitesi ve deri fazlalığı ayrı sorulardır; her biri kendi cevabını ister.
Aynada tek bir şikâyet gibi görünen şey çoğu zaman birkaç bileşenden oluşur. Hangisinin baskın olduğu anlaşılmadan verilen bir karar, beklentiyle sonucun örtüşmemesine yol açabilir. Bu yüzden görüşmede ipin ne yapacağı kadar ne yapmayacağı, sonucun zamanla nasıl değişebileceği ve hangi yan etkileri bilmeniz gerektiği de konuşulur.
Bu sayfadaki bilgiler geneldir ve muayenenin yerine geçmez. Değerlendirme ve öneri hekime, karar size aittir. Bu karar başka bir yöntemi seçmeyi ya da hiçbir uygulama yaptırmamayı da kapsar; ikisi de meşru seçeneklerdir ve görüşmenin olağan sonuçları arasındadır.
KLİNİĞİN YAKLAŞIMI
Bu klinikte nasıl planlanır?
İp askılama uygulamalarında yüz anatomisi, doku yapısı ve sarkmanın yönü değerlendirilerek ihtiyaç duyulan bölgeler belirlenir. Kullanılacak ip tekniği, ip sayısı ve uygulama yönleri kişiye özel planlanır; gerektiğinde birden fazla bölge birlikte ele alınabilir.
SINIRLAR
Bu uygulama
neyi yapmaz?
Yüz ip askısı aşağı inmiş dokuyu yeniden konumlandırır; deri fazlasını almaz, kaybolmuş hacmi de yerine koymaz. Bölgesel çalışmalar hafif ve orta derecede sarkması olan kişilerle yapılmıştır. Bu veriler ileri derecede sarkma ve belirgin deri fazlalığı için geçerli sayılamaz; böyle durumlarda cerrahi seçenekleri ilgili uzmanlık alanı değerlendirir. Araştırmalar işlemin hemen ardından iyileşme bildiriyor; ancak etkinin ne kadar sürdüğüne dair uzun dönem veri sınırlıdır ve kaldırma etkisi zamanla azalabilir. Uygulama cerrahi yüz germenin yerini tutmaz. Hekim değerlendirir, karar sizindir.
Kimler için uygun değildir?
Uygulanmaz
- Gebelik dönemi
- Uygulama alanında aktif enfeksiyon
- Uygulama alanında ciddi cilt problemi
Hekim değerlendirmesi gerektirir
- Kanama-pıhtılaşma bozuklukları
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
- Bağışıklık sistemi hastalıkları
- Önemli kronik hastalıklar
Uygunluk, kişinin sağlık durumu ve doku yapısına göre belirlenir.
Uygulama sonrası
- İlk 24 saat makyaj önerilmez.
- İlk hafta ağır spor, sauna/hamam, yoğun sıcak ve uygulama bölgesine masaj ya da baskıdan kaçınılmalıdır.
- Özellikle yüz askılama sonrası yaklaşık 1 ay sert gıdalar, aşırı çiğneme ve ağzı çok geniş açmayı gerektiren hareketler sınırlandırılmalıdır.
HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?
Beklenenden fazla veya giderek artan ağrı, şişlik, kızarıklık ya da olağan dışı bir durum fark ederseniz klinikle iletişime geçin. Nefes almada güçlük veya ciddi alerjik reaksiyon gibi ani ve ciddi bir durumda 112’ye başvurun.
Sık sorulanlar
İp askısı ile Fransız askısı aynı şey mi?
Tam olarak aynı şey değil. Klinikte “ip askısı”, iplerle yapılan askılama uygulamalarının genel adı olarak kullanılır; Fransız askısı ise bu yöntemler içindeki tekniklerden biridir. Yani Fransız askısı ayrı bir işlem türü değil, aynı ailenin içindeki bir tekniktir. Hangi tekniğin kullanılacağı sarkmanın derecesine, bölgeye ve anatomiye göre muayenede belirlenir.İp askısı bir ameliyat mı?
Hayır; ip cilt altına yerleştirilir, genellikle cerrahi kesi gerektirmez ve deri çıkarılmaz. Ancak bu, işlemin cerrahi yüz germenin daha hafif bir biçimi olduğu anlamına gelmez. Bu konuyu inceleyen bir derlemeye göre ipin sağlayabileceği en yüksek düzeltme ve sonuçların süresi henüz netleşmemiştir; yöntemin şimdilik cerrahi yüz germeye alternatif olarak benimsenmemesi gerektiği vurgulanır. Belirgin deri fazlalığında cerrahi seçenekleri ilgili uzmanlık alanı değerlendirir.İp askısının etkisi ne kadar sürer?
Bilimsel veriler bu soruya henüz kesin bir cevap vermiyor. Emilebilir ipleri inceleyen güncel bir sistematik derlemede puanlar işlemin hemen ardından iyileşmiş, en uzun takip iki yıl olmuş ve uzun dönem etkinlik verisinin eksik olduğu belirtilmiştir. Bir meta-analizde ise memnuniyet oranı altıncı ayda, işlemden hemen sonraki orana göre gerilemiştir. Bu nedenle bu sayfada bir süre rakamı verilmez; klinikte izlenen yaklaşım, bilimsel verilerle birlikte Fransız Askısı sayfasında anlatılır.Eriyen ip ile kalıcı ip arasındaki fark nedir?
Eriyen, yani emilebilir ipler zamanla vücutta çözünür; kalıcı ipler ise çözünmez ve dokuda kalır. Eriyen ipler polidioksanon, poli-L-laktik asit ya da polikaprolakton gibi malzemelerden yapılır. Çözünmeyen iplerle yapılan erken dönem çalışmalarda yüksek revizyon ve komplikasyon oranları bildirilmiş; bir meta-analizde emilebilir ipler his değişikliği ve ipin dışarı çıkması açısından daha düşük riskle ilişkili bulunmuştur. Klinikte eriyen ipler (PLLA/PDO) kullanılır.İşlemden sonra ciltte çukurlaşma olur mu?
Olabilir; ciltte çukurlaşma, ip askısından sonra bildirilen bulgular arasındadır. 2026 tarihli bir meta-analizde oranı %7, 2021 tarihli bir başka meta-analizde %10 olarak bildirilmiştir; 2021 meta-analizinde 50 yaş üzerindeki hastalarda daha sık görülmüştür. Araştırmacılar çukurlaşmayı dört haftadan uzun sürebilen geç dönem bulgular arasında sayar. Oranlar çalışmadan çalışmaya belirgin biçimde değişir; bu rakamlar size özel bir beklentiyi değil, araştırmalarda bildirilen değerleri gösterir.Ne kadar çok ip kullanılırsa sonuç o kadar iyi mi olur?
Araştırmalar bunu desteklemiyor. Yirmi iki kişilik randomize bir çalışmada yüzün her yarısına üç ya da altı polidioksanon ip yerleştirilmiş; iki grup arasında kaldırma etkisi ve memnuniyet açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Çok kurumlu iki büyük çalışmanın birinde kullanılan ip sayısı komplikasyonların, diğerinde yetersiz sonuç nedeniyle yeniden başvurunun bağımsız belirleyicilerinden biri olarak bulunmuştur. Kaç ip kullanılacağı muayenedeki değerlendirmeye göre belirlenir.
Kaynaklar
- Thread-Lifts: A Double-Edged Suture? A Comprehensive Review of the Literature · PMID 30893160
- The Science of Absorbable Poly(L-Lactide-Co-ε-Caprolactone) Threads for Soft Tissue Repositioning of the Face: An Evidence-Based Evaluation of Their Physical Properties and Clinical Application · PMID 33469333
- Thread-Lift Sutures: Anatomy, Technique, and Review of Current Literature · PMID 31838095
- An Assessment and Comparison of Adverse Effect Rates in Differing Absorbable Thread Lift Suture Materials · PMID 39442180
- Update on Absorbable Facial Thread Lifts · PMID 39662017
- A Meta-Analysis and Systematic Review of the Incidences of Complications Following Facial Thread-Lifting · PMID 33821308
- Thread Lifting Materials: A Review of Its Difference in Terms of Technical and Mechanical Perspective · PMID 38737945
- Anatomical Considerations for Thread Lifting Procedure · PMID 39376117
- Enhancing dermal collagen density towards youthfulness: A comparative study of PCL, PLLA, and PDO thread implantation in aging rats model · PMID 39850124
- Is More Always Better? A Randomized Comparative Clinical Trial About the Impact of Polydioxanone Threads Quantity for Facial Lifting · PMID 40236886
- Thread lifting: Does patient satisfaction change according to age, type of threads used, number of threads used and treatment area? · PMID 35246938
- Thread lifting of the midface: A pilot study for quantitative evaluation · PMID 33840127
- Thread Lifting of the Jawline: A Pilot Study for Quantitative Evaluation · PMID 34084008
- Safety Profile of Thread Lifts on the Face and Neck: An Evidence-Based Systematic Review · PMID 34699439
- Eyebrow lifting with barbed threads: A simple, safe, and effective ambulatory procedure · PMID 35441792
- Thread-Lift Sutures: Still in the Lift? A Systematic Review of the Literature · PMID 29481392
- Percutaneous Thread Lift Facial Rejuvenation: Literature Review and Evidence-Based Analysis · PMID 33471152
- Facial thread lifting with suture suspension · PMID 28549872
- Incidence and Predictors of Complications After Polydioxanone Thread Lift: A Multicenter Retrospective Cohort Study · PMID 42236870
- Predictors of Dissatisfaction After Polydioxanone Thread Lift: A Multicenter Retrospective Analysis · PMID 41050972
- Facial Thread Lifting Complications · PMID 39760325
- Ultrasound-guided thread lifting for the prevention of parotid gland and diagnosing parotid duct complications · PMID 38093502
- A meta-analysis of complications of thread lifting · PMID 41988336
- Facial Thread Lifting Complications in China: Analysis and Treatment · PMID 34549008
- Barbed PDO Thread Face Lift: A Case Study of Bacterial Complication · PMID 35265439
- Multicenter Review of More Than 110,000 Facial Thread Lifting Cases From a Cosmetic Surgery Group · PMID 41346928
- A Review on the Combined Use of Soft Tissue Filler, Suspension Threads, and Botulinum Toxin for Facial Rejuvenation · PMID 34566355
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:
Devamı

İLK GÖRÜŞME
Yüz İp Askısı size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.
İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.




