DOLGULAR
Göz Altı Işık Dolgusu
Göz altı ışık dolgusu, alt göz kapağı ile yanak arasındaki çukurluğun hyalüronik asit içerikli dolguyla desteklenmesidir. Amaç, hacim kazandırarak çukurluğun üzerine düşen gölgeyi azaltmaktır. Uygulama deri rengine, pigmente ya da alt göz kapağındaki yağ fıtıklaşmasına yönelik değildir ve alt göz kapağı cerrahisinin yerini tutmaz.

- UYGULAMA GRUBU
- Dolgular
- İLGİLİ BÖLGELER
- Göz altı çukurluğu
- BİLİMSEL KAYNAKLAR
- 10 yayın
RANDEVU
Göz Altı Işık Dolgusu uygulamasının size uygun olup olmadığını, kapsamını ve olası risklerini muayenede konuşalım.
Telefonla arayınWhatsApp’tan yazın+90 530 925 24 78
- Bir bakışta
- Göz altı ışık dolgusu nedir?
- "Işık dolgusu" adı nereden geliyor?
- Hangi durumlarda gündeme gelir?
- Göz altı çukurluğu
- Göz altı koyuluğu
- Önce orta yüz sorusu
- Olası etkiler ve komplikasyonlar
- Düzenleyici çerçeve
- Bu uygulamanın sınırı
- Bu klinikte nasıl planlanır?
- Bölgenin derisi, damarları ve lenfi
- Tyndall etkisi
- Kalıcılık ve geri alınabilirlik
- Araştırmaların sınırı
- Karar nasıl verilir
- Sınırlar ve kimlere uygulanmaz
- Uygulama sonrası
- Sık sorulanlar
- Kaynaklar
BİR BAKIŞTA
Klinikteki uygulama
- Ürün sınıfı
- Hyalüronik asit
- Seans
- Genellikle tek seans
- İşlem süresi
- Yaklaşık 15–30 dakika
- Etki süresi
- Kişiye göre ortalama 12–18 ay
- Anestezi
- İşlem öncesinde anestezik krem uygulanabilir
- Kontrol
- Yaklaşık 2 hafta sonra
Göz altı ışık dolgusu nedir?
Göz altı ışık dolgusu, alt göz kapağı ile yanak arasındaki geçiş bölgesinde görülen çukurluğun hyalüronik asit içerikli dolguyla desteklenmesidir. Göz çevresi, hem yüz ifadesindeki rolü hem de yaşı ele veren yerlerden biri olması nedeniyle ayrı bir özen isteyen bölge kabul edilir.
Bu bölgenin sınırları tek bir çizgiyle çizilemez. Burada üç ayrı yapıdan söz edilir: orta yüz, gözyaşı oluğu (tear trough) ve palpebromalar oluk. Üçü aynı çukurluğun farklı parçalarıdır ve hangisinin baskın olduğu kişiden kişiye değişir. Uygulamanın amacı, hacim kazandırarak çukurluğun üzerine düşen gölgeyi azaltmak ve göz kapağı ile yanak arasındaki geçişi yumuşatmaktır.
Yani bölgeye aydınlatıcı bir madde verilmez. Göz altının daha aydınlık görünmesi, gölgenin azalmasından kaynaklanır.
"Işık dolgusu" adı nereden geliyor?
"Işık dolgusu" bir tıp terimi değildir; Türkiye'de günlük dilde ve tanıtımlarda yerleşmiş bir addır. Bu uygulamayı arayanlar çoğunlukla "göz altı ışık dolgusu" ya da bitişik yazımla "gözaltı ışık dolgusu" yazar; ikisi de aynı şeyi kasteder.
Addaki "ışık" bir cihaz, lazer ya da ayrı bir madde türü anlamına gelmez. Çukurluk desteklendiğinde üzerine düşen gölge azalır ve bölge daha aydınlık görünür; ad buradan gelir.
Tıp dilinde ise bu bölgenin tek bir adı yoktur; bölge, birbirinden ayrı tanımlanan yapılarla anılır. Hangi yapının söz konusu olduğu ayırt edildiğinde yaklaşım da buna göre değişir. Kısacası "ışık dolgusu" ayrı bir yöntemin değil, bu bölgeye yapılan dolgu uygulamasının halk arasındaki adıdır. Muayenede konuşulan, o bölgede tam olarak hangi yapının söz konusu olduğudur.
Hangi durumlarda gündeme gelir?
- Alt göz kapağı ile yanak arasındaki geçişte çukurluk ve bu çukurluğun üzerine düşen gölge.
- Göz altının yorgun ya da çökük görünmesine yol açan hacim kaybı.
- Orta yüzdeki hacim kaybına eşlik eden göz altı çukurluğu.
- Göz kapağı ile elmacık arasındaki oluğun (palpebromalar oluk) belirginleşmesi.
- Bu liste, uygulamanın hangi durumlarda gündeme geldiğini gösterir; size uygun olup olmadığı muayenede değerlendirilir.
Göz altı çukurluğu neden oluşur?
Göz altı çukurluğu tek bir nedene bağlanamaz; nedenler kişiden kişiye değişir. Başlıca etkenler şunlardır:
- Derin yağ yastıkçıklarında hacim kaybı; özellikle göz çevresi kasının altındaki yağ dokusu (SOOF) ve elmacık yağ dokusu.
- Derinin incelmesi ve esnekliğini kaybetmesi.
- Yüzeydeki yağ yastıkçıklarının aşağı doğru yer değiştirmesi.
- Kişinin kemik yapısı: üst çenenin ve göz çukuru kenarının konumu, bölgeye düşen gölgeyi belirler.
Bunun önemli bir sonucu var: göz altı çukurluğu her zaman bir yaşlanma belirtisi değildir. Yirmili yaşlarında bu şikâyetle gelen birinde sorunun kaynağı çoğu zaman kemik ve yumuşak dokunun kendi yapısıdır.
Ayrıca çukurluk tek başına gelmez. Göz altında onunla örtüşen ve ayrı ayrı tanımlanan başka görüntüler de vardır: malar kabarıklık (elmacık üzerinde şişlik), festoon (elmacık üzerinde torba gibi sarkan doku) ve göz altındaki koyu halka. Hangisinin baskın olduğu, uygulamadan ne beklenebileceğini belirler.
Göz altındaki koyuluk tek bir şey değildir
Aynada görülen koyuluk çoğu zaman tek bir şey sanılır; araştırmalar ise tersini gösteriyor. Çukurluğun gölgesi, deride pigment artışı ve deri kalitesindeki değişim aynı görüntüye birlikte katkıda bulunur. Üçünün çözümü aynı değildir ve dolgu bunlardan yalnızca birine, gölgeye yöneliktir.
Bu alanda geliştirilen adım adım bir değerlendirme yöntemi, muayenede nelere bakılması gerektiğini sıralar:
- Uygun ışıkta görsel inceleme.
- Yanağın ve gözyaşı oluğunun ayrı ayrı incelenmesi.
- Göz çukuru kenarının ve yumuşak dokunun elle muayenesi.
- Göz küresinin öne-arkaya konumunun belirlenmesi.
- Alt göz kapağındaki pigment ile deri kalitesinin ayrıca değerlendirilmesi.
Bu yönteme göre, dikkatli ve basamaklı bir değerlendirmeyle bazı kişilerde koyuluk, gözyaşı oluğuna doğrudan dolgu yapılmadan da iyileştirilebilir.
Göz çevresindeki pigment artışı ayrı bir konudur. İran'da yapılan bir çalışmada pigment artışının şiddeti; aile öyküsü, stres, uzun süre güneşe ve ekrana maruz kalma ve hormon içeren ilaç kullanımıyla anlamlı biçimde ilişkili bulunmuş, uyku kalitesiyle ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışmanın öne çıkardığı iki etken, gözleri ovuşturmak ve uzun süre ekrana bakmaktır. Aynı çalışmada atopi (alerjik yatkınlık) ile pigment artışı arasında belirgin bir ilişki bulunamamıştır; araştırmacılar bu bulgunun önceki çalışmalarla uyuşmadığını kendileri de belirtir.
Bu bulgular tek bir çalışmanın kendi hasta grubundan elde edilmiştir; Türkiye'deki toplumu yansıtmaz, bu kliniğin verisi değildir ve sizin göz altınızdaki koyuluğun nereden geldiğini söylemez. Gösterdiği tek şey şudur: koyuluğun kaynağı ayırt edilmeden seçilen yöntem, çoğu zaman yanlış soruya verilmiş doğru bir cevap olur.
Önce orta yüz sorusu
Göz altı çukurluğunda hangi sırayla ilerleneceğine dair açık bir öneri vardır: doğal görünen bir sonuç için önce orta yüzdeki hacim kaybını ele almak, sonuç yeterli bulunmazsa göz altı çukurluğuna doğrudan yaklaşmak. Uygulayıcılar arasında yapılan bir ankette de katılımcıların tamamı, gözyaşı oluğu tedavisinde orta yanak hacminin belirleyici olduğu konusunda birleşmiştir.
Bunun nedeni basit: göz altındaki çukurluk çoğu zaman göz altında başlamaz, elmacık bölgesindeki desteğin azalmasıyla derinleşir. Destek sağlanmadan yalnızca çukurluğu doldurmak, bölgeye taşıyabileceğinden fazla madde verilmesi anlamına gelebilir. Basamaklı değerlendirme yöntemi de aynı sonuca varır: bazı kişilerde koyuluk, gözyaşı oluğuna doğrudan müdahale edilmeden iyileştirilebilir.
Ayrıca hasta seçiminin belirli ölçütlere dayanması ve işlemin beklenen yararının, maddenin düzensizlik oluşturma ya da deri altından görünür hâle gelme riskine karşı tartılması gerektiği vurgulanır. Ürün için aranan özellikler de tanımlanmıştır: bölgenin hareketlerine uyum sağlayabilen, pürüzsüz, yumuşak ve su tutma eğilimi düşük bir madde. Bu bir ürün önerisi değil, bir seçim ölçütüdür; hangi ürün sınıfının kullanılacağına hekim karar verir ve bunu uygulamadan önce sorabilirsiniz.
Orta yüzdeki hacim kaybı, Sıvı Yüz Germe sayfasında ayrıca anlatılıyor.
Olası etkiler ve komplikasyonlar
Yüze uygulanan hyalüronik asit dolgularının istenmeyen etkilerini inceleyen ve 55 çalışmayı bir araya getiren bir derlemede en sık bildirilen etkiler morarma, iskemi (dokunun yeterince kanlanamaması) ve ödem (şişlik); en seyrek bildirilen etki ise kaşıntıdır. Bildirilen en ağır komplikasyonlar arasında doku ölümü (nekroz) ve damar tıkanıklığı yer alır.
Bu derlemedeki yüzdeler, hastaların yüzde kaçında o etkinin görüldüğünü değil, incelenen çalışmaların yüzde kaçında o etkinin bildirildiğini gösterir; ikisi aynı şey değildir. Bu sayıları kendi riskiniz gibi okumak, verinin taşımadığı bir anlam çıkarmak olur; bu yüzden yüzdeler burada tek tek verilmiyor. Ayrıca derlemedeki çalışmaların üçte ikisinden fazlası olgu serisi ya da tek olgu sunumudur, yani tek tek hastaların bildirildiği yayınlardır; bu tür çalışmalar bir etkinin ne sıklıkta görüldüğünü hesaplamaya elverişli değildir.
Görme kaybı ayrı bir konudur. Dünyada dolgu kullanımı arttıkça buna bağlı komplikasyonların da arttığı belirtiliyor; görme kaybı ise seyrek ama yıkıcı bir komplikasyon olarak tanımlanıyor. Bu konuda Birleşik Krallık'ta 2024'te kurulan bir çalışma grubu, estetik tıp, acil göz hastalıkları, okuloplastik cerrahi (göz çevresi cerrahisi) ve retina uzmanlarının katılımıyla ortak bir uzlaşı kılavuzu oluşturmuştur. Kılavuz şu başlıkları kapsar:
- Derhal alınacak acil önlemler.
- Uzman bakımına ulaşma yolları.
- Hastanın bilgilendirilerek onayının alınması sürecinin iyileştirilmesi.
- Görmeyle ilgili komplikasyonlar konusunda farkındalığın artırılması.
Bu kılavuz, uygulamadan önce sizin de bilmeniz gerekeni gösteriyor: bu risklerin size anlatılmış olması ve bir sorun çıktığında ne yapılacağının önceden belli olması, işlemin ayrılmaz bir parçasıdır.
Düzenleyici çerçeve
Klinikte kullanılan ürünlerde ürünün CE uygunluğu, Türkiye'deki kayıt ve uygunluk durumu ve üreticinin belirlediği kullanım amacı ile endikasyonları esas alınır. FDA onayı tek başına bir değerlendirme ölçütü değildir; FDA, ABD'ye ait düzenleyici otoritedir.
Başka bir ülkenin düzenleyici kurumunun bu bölgeye nasıl baktığını merak ediyorsanız: ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tüketicilere yönelik bilgi sayfasında göz çevresini dolguların onaylı kullanım alanları arasında saymaz. Göz çevresi (periorbital bölge), aynı sayfada kaşlar arası, burun, alın ve boyunla birlikte "onaylanmamış kullanımlar" başlığı altında adıyla geçer.
Bu bilgi, uygulamanın Türkiye'de yapılamayacağı ya da güvenli olmadığı anlamına gelmez; bir ülkenin düzenleyici kurumunun kendi ürün onaylarına ilişkin tutumunu yansıtır. Onay kapsamı ülkeden ülkeye ve üründen ürüne değişir. Size uygulanacak ürünün hangi sınıfta olduğunu ve hangi kapsamda kayıtlı olduğunu uygulamadan önce sorabilirsiniz.
KAYNAKFDA
Bu uygulamanın sınırı
Bazı durumlarda dolgunun göz altındaki görüntüyü düzeltmesi beklenmez ve bilimsel kaynaklar bu durumları açıkça sayar. Göz altında birbiriyle örtüşen bazı görüntüler ayrı başlıklar olarak tanımlanır: malar kabarıklık, festoon ve göz altındaki koyu halka. Bunlara dolguyla aynı yoldan yaklaşılması beklenmez.
Koyuluğun pigmentten kaynaklanan kısmı da ayrı bir konudur. Basamaklı değerlendirme yöntemi, alt göz kapağındaki pigmentin ve deri kalitesinin ayrıca değerlendirilmesini ister; çünkü bunlar hacimle değişmez.
Alt göz kapağında belirgin yağ fıtıklaşması ve deri fazlalığı olan kişiler için ise alt göz kapağı cerrahisi ve yağın yeniden konumlandırılması (yağ transpozisyonu) dâhil cerrahi seçenekler ayrı bir grup olarak tanımlanır. Dolgu bu seçeneklerin yerini tutmaz.
Bir sınır daha: hyalüronik asit içerikli dolgular kalıcı değildir ve zamanla vücutta çözülür.
Bu durumlardan birinin sizde olması, uygulamanın size uygun olmadığını tek başına göstermez; olmaması da uygun olduğunu göstermez. Size uygun olup olmadığı muayenede ayrıca değerlendirilir.
KLİNİĞİN YAKLAŞIMI
Bu klinikte nasıl planlanır?
Göz altı bölgesi tek başına değerlendirilmez; öncelikle orta yüz ve yanak desteği değerlendirilir. Orta yüz hacim kaybının göz altı görünümüne etkisi varsa öncelikle bu bölgenin desteklenmesi, ardından göz altı ihtiyacının yeniden değerlendirilmesi tercih edilir.
Uygulamada hyalüronik asit bazlı dolgu kullanılır. Hastanın anatomisine ve uygulama alanına göre iğne veya kanül tercih edilebilir. Kullanılacak teknik hekim tarafından kişiye özel belirlenir ve gerekli bilgilendirme hastaya yapılır.
Kan sulandırıcı, antiagregan ilaçlar ve kanamayı etkileyebilecek takviyeler işlem öncesinde mutlaka sorgulanır. Reçeteli ilaçlar hasta tarafından kendi kararıyla kesilmez; gerekli durumlarda ilgili hekim görüşü alınarak işlem planlanır veya ertelenir. Morarma ve kanama riskinde artış olabileceği hastaya belirtilir.
Kullanılan hyalüronik asit dolgular gerektiğinde hyalüronidaz ile çözülebilir; klinikte hyalüronidaz bulundurulur.
Bölgenin derisi, damarları ve lenfi
Bu bölgenin neden ayrı bir dikkat istediğini anatomisi açıklar.
Deri. Göz kapağı derisi vücudun en ince derilerinden biridir ve yaşla birlikte daha da incelir. Bu yüzden altına yerleştirilen bir maddenin görünür ya da elle hissedilir hâle gelme ihtimali, kalın derili bölgelerden farklıdır.
Damarlar. Göz altı ile orta yanak, bağ dokusu bantlarının, damarların ve yağ bölmelerinin bir arada bulunduğu bir geçiş bölgesidir. Uygulama alanını belirlemek için bölgeyi besleyen damar ve sinirlerin seyrinin ayrıca gözden geçirilmesi gerekir. Bu bölgede adı geçen damarlar anguler arter, zigomatikofasiyal arter ve infraorbital arterdir; buradaki damar ağı göz çukurunun içiyle bağlantılıdır. Damarların seyrinde kişiden kişiye farklılıklar olduğu bilinir; etnik kökene göre değişen anatomik özellikler de ayrıca incelenmiştir. Bu nedenle bölgeye katman katman, anatomiye dayalı bir yaklaşım önerilir.
Lenf. Alt göz kapağı ve elmacık bölgesinde lenf akışının bozulması uzun süren ödeme (şişliğe) yol açabilir. Bu durum, bölgeye özgü olarak bildirilen istenmeyen etkiler arasındadır.
Bu bilgiler sizi uygulamadan caydırmak için değil, bölgenin neden dikkat gerektirdiğini açıklamak için verilmiştir. Enjeksiyonun hangi katmana, hangi araçla ve ne miktarda yapılacağı hekimin kendi değerlendirmesine ve tekniğine bağlıdır.
Tyndall etkisi, uzun süren ödem ve düzensizlikler
Bu bölgede, yüzün başka yerlerinde aynı ağırlıkla konuşulmayan üç sorun öne çıkar.
Tyndall etkisi. Hyalüronik asit derinin yüzeysel katmanına uygun olmayan biçimde yerleştirildiğinde bölgede mavimsi bir renk görülebilir. Bu, derinin ışığı saçmasıyla ilgili optik bir etkidir ve göz kapağı derisi ince olduğu için burada daha kolay ortaya çıkar. Bölgede kalmış eski dolgu da topaklanmaya, yüzey düzensizliğine ve bu renk değişimine katkıda bulunabilir.
Uzun süren ödem. Lenf akışının bozulması sıvı birikmesine ve alt göz kapağı ile elmacık bölgesinde uzun süren şişliğe yol açabilir; bu da bölgeye özgü olarak bildirilen istenmeyen etkiler arasında ayrıca sayılır.
Fazla doldurma ve yüzey düzensizliği. Tek bir noktaya çok miktarda madde verilmesi doğal olmayan bir kabarıklık oluşturabilir. Fazla doldurmanın ya da yüzey düzensizliğinin yönetimi, hyalüronik asidi çözen hyalüronidaz enzimine ve kullanılan ürünün fiziksel özelliklerinin (reolojisinin) bilinmesine dayanır. Ayrıca yüze uygulanan hyalüronik asit dolgularının istenmeyen etkileri arasında nodül (küçük sertlik) ve topaklanma da bildirilmiştir.
Daha önce yapılmış bir dolgunun eritilmesi, Dolgu Eritme sayfasında ayrıca anlatılıyor.
Kalıcılık ve geri alınabilirlik
Göz altı dolgusunun kalıcılığına dair veri, tek bir merkezde 2007-2023 yılları arasında göz altına dolgu uygulanan 155 hastanın kayıtlarının geriye dönük incelendiği bir çalışmadan geliyor. Hastaların çoğu kadın, ortalama yaş 48. Çukurluğun derecesi standart bir ölçekle belirlenmiş; hastaların çoğunda uygulamadan sonra iyileşme görülmüş ve 6., 12. ve 18. ay takipleri arasında anlamlı bir fark bulunmamış. Araştırmacılar bu sonucu, etkinin yaygın olarak bildirilen 6-12 aylık sürenin ötesinde de sürdüğü şeklinde yorumluyor.
Bu çalışmanın niteliğini de bilmeniz gerekir: tek merkezli, geriye dönük bir kayıt incelemesidir. Farklı ürünler kullanılmış, hasta grubu belirli bir yaş ve cinsiyet dağılımına sahip ve karşılaştırma grubu yok. Böyle bir çalışma bir eğilimi gösterir; sizin göz altınızdaki maddenin ne kadar kalacağını söylemez. Ayrıca bu kliniğin kendi verisi değildir.
Geri alınabilirlik konusunda durum daha net. Hyalüronik asit içerikli dolgular hyalüronidaz enzimiyle çözülebilir; fazla doldurmanın ya da yüzey düzensizliğinin yönetimi de doğrudan bu enzime ve ürünün fiziksel özelliklerinin bilinmesine dayanır. Bu yüzden bölgeye hangi sınıf maddenin verildiği önemli bir sorudur.
Dolgunun eritilmesi, Dolgu Eritme sayfasında ayrıca anlatılıyor.
Araştırmaların sınırı
Bu alanda konu, bilimsel kanıtın elverdiğinden daha kesin bir dille konuşuluyor. Bu yüzden buradaki bilgilerin dayandığı kaynakların ne kadar sağlam olduğunu da bilmeniz önemlidir.
Göz altı ve orta yanak bölgesindeki enjeksiyon tekniklerini ele alan bir derleme, mevcut yayınların nitel bir özetidir: yeni hasta verisi toplanmamış, PRISMA akış şeması (sistematik derlemelerde kullanılan tarama şeması) çıkarılmamış ve sayısal bir meta-analiz yapılmamıştır. Yazarlar bu sınırı kendileri açıkça belirtir; anatomiye dayalı, katman katman bir yaklaşımın öngörülebilirliği ve güvenliği artırabileceği önerisi de bu zemine dayanır.
İstenmeyen etkileri inceleyen derlemede de tablo benzer: incelenen çalışmaların üçte ikisinden fazlası olgu serisi ya da tek olgu sunumudur.
Görme kaybıyla ilgili uzlaşı kılavuzu da kendi kanıt düzeyini V olarak bildiriyor; yani uzmanların ortak görüşüne dayanıyor.
Pratikte bunun anlamı şu: burada okuduğunuz bilgiler, dayandıkları kaynaklardan daha kesin bir dille aktarılmamıştır. Burada ya da başka bir yerde size bir sonuç vaat eden, süre konusunda kesin konuşan ya da bir riski yok sayan bir ifade okursanız, o ifadenin arkasında bu bilimsel veriler yoktur.
Karar nasıl verilir
Muayenede sıra bellidir: önce neyin yapılabileceği, sonra neyin yapılamayacağı anlatılır. İkincisi atlanırsa birincisi eksik kalır.
Göz altı, tek bir uygulamanın tek bir cevap olduğu bir bölge değildir. Aynada gördüğünüz koyuluğun arkasında çukurluğun gölgesi de olabilir, pigment de, deri kalitesindeki değişim de, alt göz kapağındaki yağ fıtıklaşması da. Bunlar iç içe de bulunabilir. Hangisinin baskın olduğu ayırt edilmeden verilen karar çoğu zaman beklentiyle sonucun örtüşmemesiyle biter; bu bölgede sonucu geri almak da başka bölgelere göre daha uzun ve daha yorucu bir süreçtir.
Bir uygulamanın sınırlarını saklamak yerine açıkça ortaya koymak, karar verecek kişinin elindeki bilgiyi tamamlar; düzenleyici çerçeveye ayrıca yer verilmesinin nedeni de budur.
Burada yazılanlar genel bilgi niteliğindedir ve muayenenin yerine geçmez. Değerlendirme ve öneri hekime, karar size aittir. Bu karar, başka bir yöntemi seçmeyi ya da hiçbir uygulama yaptırmamayı da kapsar.
SINIRLAR
Bu uygulama
neyi yapmaz?
Göz altı ışık dolgusu ten rengini değiştiren bir uygulama değildir: koyuluğun kaynağı pigment ya da damarlardan gelen renklenmeyse dolgu bu rengi değiştirmez. Alt göz kapağında belirgin yağ fıtıklaşması, deri fazlalığı, malar kabarıklık (elmacık üzerinde şişlik) ya da festoon (elmacık üzerinde torba gibi sarkan doku) varsa dolgunun bu görüntüyü tek başına düzeltmesi beklenmez; bu durumlar için cerrahi seçenekler tanımlanmıştır. Hyalüronik asit içerikli dolgular kalıcı değildir, zamanla vücutta çözülür. Uygulama, alt göz kapağı cerrahisinin yerini tutmaz.
Kimler için uygun değildir?
Uygulanmaz
- Gebelik ve emzirme dönemi
- Uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon
- Kullanılacak ürüne karşı bilinen alerji
Hekim değerlendirmesi gerektirir
- Kan sulandırıcı ilaç kullanımı
- Belirgin göz altı torbalanması ya da ödem eğilimi
- Göz çevresine daha önce yapılmış işlemler
Yaş sınırı
18 yaş ve üzeri. 18 yaş altında tıbbi gereklilik bulunan özel durumlar, hekim değerlendirmesi ve yasal temsilci onayı ile ayrıca değerlendirilir.
Uygulama sonrası
- İlk 24 saat makyaj önerilmez.
- Birkaç gün yoğun spor, sauna, hamam ve aşırı sıcaktan kaçınılır.
- Göz çevresi ovuşturulmaz ve bölgeye baskı uygulanmaz.
- Kontrol yaklaşık 2 hafta sonra yapılır.
HANGİ DURUMDA HEMEN ULAŞILMALI?
Şiddetli ağrı, ciltte beyazlaşma veya belirgin renk değişikliği, olağandışı şişlik ve özellikle görmede bulanıklık, görme kaybı veya başka ani görme değişikliklerinde acil tıbbi değerlendirme gerekir ve kliniğe hemen haber verilmelidir.
Sık sorulanlar
Göz altı ışık dolgusu nedir?
Göz altı ışık dolgusu, alt göz kapağı ile yanak arasındaki çukurluğun hyalüronik asit içerikli dolguyla desteklenmesidir. Tıp dilinde bu bölge göz altı çukurluğu (infraorbital hollow), gözyaşı oluğu (tear trough) ve palpebromalar oluk olarak ayrı başlıklarla anılır. Addaki "ışık" bir cihaz, lazer ya da ayrı bir madde türü anlamına gelmez: çukurluk desteklendiğinde üzerine düşen gölge azalır, bölge daha aydınlık görünür ve ad buradan gelir. (PMID 41018152)Işık dolgusu ile göz altı dolgusu aynı şey mi?
Evet, günlük kullanımda ikisi aynı uygulamayı kasteder. "Işık dolgusu" bir tıp terimi değildir; Türkiye'de tanıtım dilinde yerleşmiş bir addır. Tıp dilinde bu bölgedeki uygulamalar göz altı çukurluğu ve gözyaşı oluğu başlıkları altında ele alınır; bölge de tek bir yapı olarak değil, birbirinden ayrı yapılar hâlinde değerlendirilir. Bu yüzden muayenede konuşulan, uygulamanın adı değil, bölgede tam olarak hangi yapının söz konusu olduğudur. (PMID 41018152)Göz altımdaki koyuluk ışık dolgusuyla geçer mi?
Bu, koyuluğun nedenine bağlıdır. Dolgu, koyuluğun yalnızca bir bileşenine, çukurluğun kendi gölgesine yöneliktir; koyuluğun kaynağı deride pigment artışı ya da deri kalitesindeki değişimse dolgu bu rengi değiştirmez. Bu ayrımı yapmak için adım adım bir değerlendirme yöntemi tanımlanmıştır: uygun ışıkta görsel inceleme, yanağın ve gözyaşı oluğunun ayrı ayrı incelenmesi, göz çukuru kenarının elle muayenesi, göz küresinin konumunun belirlenmesi ve alt göz kapağındaki pigment ile deri kalitesinin ayrıca değerlendirilmesi. Bu yönteme göre dikkatli bir değerlendirmeyle bazı kişilerde koyuluk, gözyaşı oluğuna doğrudan dolgu yapılmadan da iyileştirilebilir. Göz çevresindeki pigment artışı ise ayrı bir konudur; bir çalışmada aile öyküsü, stres, uzun süre güneşe ve ekrana maruz kalma ve hormon içeren ilaç kullanımıyla anlamlı biçimde ilişkili bulunmuştur. Hangi bileşenin baskın olduğu muayenede ayırt edilir. (PMID 38489829 · PMID 39924458)Göz altı ışık dolgusu fiyatları ne kadar?
Bu sayfada fiyat bilgisi yer almaz. Sağlık hizmetleriyle ilgili tanıtım ve bilgilendirmelerde ücret, indirim, kampanya veya promosyon bilgisine yer verilemez (Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, RG 12.11.2025 / 33075). Ayrıca uygulamanın kapsamı kişiden kişiye değişir: göz altındaki görüntünün hangi bileşenden kaynaklandığı ve hangi planla yaklaşılacağı ancak muayeneden sonra belli olur.
Kaynaklar
- Dermal Fillers (Soft Tissue Fillers) · FDA
- Infraorbital Hollow Rejuvenation: Considerations, Complications, and the Contributions of Midface Volumization · PMID 36998744
- Optimizing Infraorbital Hollows Treatment With Hyaluronic Acid Fillers: Overview of Anatomy, Injection Techniques, and Product Considerations · PMID 41018152
- Anatomical-based filler injection techniques for the midcheek groove and infraorbital region: Narrative review · PMID 41583410
- Anatomical-Based Filler Injection Diagnosis to Treatment Techniques: Infraorbital Groove and Hollowness · PMID 40003646
- Lower Eyelid Dark Circles (Tear Trough and Lid-Cheek Junction): A Stepwise Assessment Framework · PMID 38489829
- Adverse reactions and complications caused by hyaluronic acid injections in the face: A scoping review · PMID 42525051
- Consensus Guidelines for the Management of Tissue Filler-Induced Vision Loss in the United Kingdom · PMID 41490283
- Long-Term Effects of Tear Trough Hyaluronic Acid Filler: A Retrospective Study · PMID 41446717
- The Frequency of Periorbital Hyperpigmentation Risk Factors. · PMID 39924458Düzeltme bildirimi var (PMID 40536126); düzeltme yalnızca yazar sırasına ilişkindir, bulgular değişmemiştir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gereklidir. Son güncelleme:
Devamı
İLGİLİ OKUMALAR

İLK GÖRÜŞME
Göz Altı Işık Dolgusu size uygun mu? Bunu birlikte konuşalım.
İlk görüşme bir uygulama randevusu değildir. Bulgunuz değerlendirilir, seçenekler ve sınırları konuşulur; yapılmaması da bir karardır.




